(2004 S. K. m. 277)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Ayten Örenbaş geldi. Davalılar vekili gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK.nın 277 maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptaline ilişkin olup, mahkemece bedeller arasında esaslı bir farkın bulunmadığı ve davalıların kötü niyetli bulunduklarının ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davada hem bedeller arasında farkın varlığı, hem de alıcıların kötü niyetli bulundukları nedeni ile olayın İİK.nın 280. maddesine uygun düştüğü iddia edilmiştir. Dava konusu olayda davacı banka ile kredi ilişkisinde bulunan, asıl borçlu L... M
San .ve Tic.Ltd.Şti. olup, tasarrufun iptali istenen taşınmaz diğer borçlu kefil M. L. M. tarafından davalı E. E.'e satılmıştır. Dava dilekçesi borçlu limited şirketin adresine davalı E. E. adına çıkarılmış ve bu tebligat aynı adreste şirketin Muhasebe Müdürü A. M. tarafından kabul edilmiştir. Yani davalı E.'in bu şirkette çalıştığı borçlu tarafından benimsenmiştir. Bu durumda borçlu ile tasarruf yapılan E. arasında bir ilişkinin varlığı ortadadır.
Bu nedenle mahkemece yapılacak iş; davalılara davalı E. ile borçlu şirket arasında ilişki bulunmadığına dair delillerin ibraz ettirilip sonucuna göre davalı E.'in borçludan mal kaçırma amacını bilip bilmediği üzerinde durularak davanın sonuçlandırılmasından ibarettir.
Ayrıca, icra takibinden sonra takibe itiraz edilmiş olduğundan bu itiraz üzerine iptal davası açılıp açılmadığı anlaşılamadığından bu konuda da araştırma yapılarak takibin kesinleşip kesinleşmediği incelenip sonucuna göre karar verilmeli ve gerektiğinde iptal davası neticesi beklenmelidir. Belirtilen sebeplerle karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 30 milyon lira duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 02.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy