(6183 S. K. m. 25)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili geldi. Davalı ve dahili davalılar gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında 6183 Sayılı Kanunun 25.maddesine göre açılan iptal davalarında borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişilerin davada taraf durumunu alma zorunluluğu vurgulanmıştır. Somut olayda borçlu T... Sınai Zirai A.Ş.(N... Un Fabrikası) dır. Davanın ortaklarında ayrı tüzel kişiliği bulunan bu şirkete yöneltilmesi gerekir. Oysa, Yargıtay bozmasına uyulduğu halde dava anılan şirkete değil bu şirketin ortağı ve yöneticisi olan kişilere yöneltilmiş, böylece uyulduğu halde bozma kararı gereği yerine getirilmemiştir.
Öte yandan Niğde Ticaret Sicil Memurluğunun 23.3.2000 günlü yazısında T... Sınai Zirai A.Ş. (N... Un Fabrikası)nın münfesih olduğu bildirilmiştir. Gerçekten ticaret ortaklıklarının tüzel kişilikleri ticaret sicilinden terkini (silinmesi) ile sona erer. Ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar - somut olayda olduğu gibi vergi borcu - eksik bırakılmışsa ticaret ortaklığının tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin edilmiş olsa bile hukuki anlamda sona ermez.
O halde mahkemece, lüzumu halinde borçlu şirkete ait ticaret sicil dosyası getirtilerek, gerçekten ticaret sicilinden terkin edilip edilmediği incelenmeli, şayet tasfiyeye tabi tutulmuşsa tam anlamı ile tasfiye işlemleri yapılmadığından borçlu şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyası için şirketin tasfiye kurulu ile ticaret siciline husumet tevdii suretiyle davacıya dava açma imkanı verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyası durumunda mevcut davaya bu tüzel kişiliğin huzuru ile bakılmalı ve Dairemizin bozma kararında gösterilen diğer hususlar da incelenerek sonucu dairesinde bir hükme varılmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 97.500.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 23.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy