(818 S. K. m. 96, 117/11)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 16.6.1992 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı kooperatif, dava konusu 16 nolu daire ile 9 ve 11 nolu daireleri, ayrıca iki otopark yerini diğer davalı M.'e yapıp teslim edecektir.
Davalı M., inşaat sırasında 16 nolu daire ile bu daireye bağlı bir adet garaj hakkının tamamını 14.5.1997 tarihli düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle davacıya satış vaadinde bulunmuş ve 420 milyon lira bedeli de nakden almıştır.
Bilhare 18.11.1997 tarihinde yapılan tadilat projesiyle 16 nolu dairenin garaj hakkı ortadan kaldırılmıştır. Böylece, davacıya verilmesi vaad edilen garaj yeri yönünden, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifası imkansız hale gelmiştir.
Davalı arsa sahibinin veya haleflerinin açık veya kapalı rızası olmadan inşaat sözleşmesinde ve dolayısıyla inşaat projesinde değişiklik yapılması mümkün olmadığı gibi, tadilat projesinin alınması da mümkün değildir.
Davalı M., sözleşmenin imkansız hale gelmesinde bu nedenle kusurludur; dolayısıyla, garaj yönünden davacının zararını tazminle yükümlüdür.
Mahkeme, sonradan kusursuz imkansızlık doğduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Biran için sonraki imkansızlığın davalı M.'e isnat olunamayacağı kabul edilse bile, almış olduğu garaj yeri bedelini, BK'nın 117/II. maddesi uyarınca iadeye mecburdur.
Az yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı arsa sahibi M. olayda kusurlu olduğundan, BK'nın 96. maddesi uyarınca âkidi davacının zararını nakden tazminle sorumludur.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; dava konusu garaj yerinin dava tarihi itibariyle serbest piyasa rayicine göre keşfen belirlenecek değerinin, taleple bağlı kalınarak davacı zararı olarak davalı M.'den tahsiline hükmetmekten ibarettir.
Yanlış değerlendirmeye dayalı karar, açıklanan nedenlerle, davalı M. yönünden, bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün (2.) bendde açıklanan nedenlerle davacı yararına (BOZULMASINA), davacının diğer temyiz itirazlarının ise (1.) bend uyarınca reddine, 97.500.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davalı M.'den alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 25.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy