(743 S. K. m. 634) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (634 S. K. m. 1, 10, 14) (1512 S. K. m. 60, 89)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı arsa sahipleri ile davalı yüklenici kooperatif arasında düzenlenen tarihsiz Kat Karşılığı İnşaat Yapma - Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri haricen düzenlenmiştir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, bedel olarak arsanın (taşınmazın) muayyen bir payının mülkiyeti müteahhit üzerine geçirildiğinden veya geçirilmesi taahhüt edildiğinden Medeni Kanunun 634, Borçlar Kanununun 213, Tapu Kanununun 26, Noterlik Kanununun 60, 89 ve 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 1, 10 ve 14. maddelerine göre sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi gerekir. Noter tarafından re'sen düzenlenmeyen, diğer deyişle dışarda düzenlenip sadece imzaları noter tarafından onaylanan veya haricen düzenlenen inşaat sözleşmeleri geçerli değildir. Kanunda öngörülen şekil şartı emredici nitelikte olup hakim şekil noksanlığını taraflar ileri sürmemiş olsalar dahi yargılamanın her safhasında resen göz önüne almak zorundadır. Geçersiz olan sözleşmeyi ifadan kaçınmak kural olarak ahlaka aykırılık teşkil etmeyeceği gibi ifa edilmeyen edimlerin ifası da istenemez.
Somut olayda, eser tamamlanmış ve yüklenici edimini yerine getirmiş, davacı arsa sahipleri de tapuda pay devrinde bulunmuş olmadığından sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmenin hakkın suistimali sayılan hallerden sayılamayacağından ve geçersiz sözleşmenin ifası veya ifa etmeme dolayısıyla uğranılan müspet (olumlu) zararın tazmininin istenmesi söz konusu olamayacağından davacıların sözleşmenin geçersizliğine dayanarak bunun sonuçlarına göre istemde bulunma hakları saklı olmak koşuluyla kira kaybına ilişkin istemlerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kira kaybına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı görülmeş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, vekili duruşmaya gelmeyen davalı yararına duruşma vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy