(818 S. K. m. 355)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı k. davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat H. Ş. ile davalılar vekili avukat A. A. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, B.K. 355 vd. maddelerinde düzenlenen arsa payı karşılığı yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Asıl davada yüklenici, işin bedeli olan tapu kaydını, karşu davada ise arsa sahipleri gecikmeden doğan zararı talep etmişlerdir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine şeklinde oluşturulan karar davalı ve k. davacı arsa sahipleri tarafından temyiz edilmiştir. Davacı kooperatifin tacir sıfatı bulunmayıp, açılan dava mutlak ticari davalardan olmadığından iş alanına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yapım sözleşmelerinde eserin tesliminin ispatı külfeti yükleniciye, bedelin ödendiğini ispat külfeti ise iş sahibine aittir. Yanlar arasındaki sözleşmeye göre yapılacak binanın anahtar teslimi, iskanı alınmış olarak teslimi gerekmekte olup, bedel için kararlaştırılan arsa payı ise bundan sonra devredilecektir. Yani işin teslimi ispatlanmadıkça arsa sahipleri tapu vermek zorunda değillerdir. Dava konusu olayda arsa sahiplerince aynı parselde yapılan inşaat nedeniyle iskan ruhsatının alınamadığı, bu yüzden teslimin gerçekleşmediği, gecikmenin ise arsa sahiplerinin sözleşme dışı taleplerinden kaynaklandığının kabulü ile sonuca varılmıştır. Oysa arsa sahipleri sözleşme dışı taleplerin zaten yerine getirilmediğini, binaya asansör yapılmayıp fazladan 3 kat ilave edilmediğini, alçı, sıva, seramik, alüminyum doğrama ve plastik boru işlerinin süreyi gerektirmediğini belirtmiş, mahkemece bu konulara ilişkin itirazlar üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, yapının proje ve ruhsatına uygun olup olmadığı bu haliyle iskan ruhsatı alabilecek duruma gelip gelmediği, fazladan yapılması istenen ve yapılan işlerin sürenin uzatılmasına ihtiyaç gösterip göstermediği, süreye ihtiyaç varsa ne miktar olduğu, alınacak ek raporla saptanıp, arsa sahibinin kabul ettiği teslim süresi içinde teslim gerçekleşmediğinden bu süreden indirilip sözleşme hükümlerine göre saptanacak gecikme tazminatına hükmedilmesi, yine inşaatta eksikler varsa bedelinin arsa sahiplerine ödenmesi şartıyla (iskan ruhsatı almaya mahi halin olmadığının anlaşılması halinde) yüklenicinin açtığı davanın kabulüyle tapunun iptal ve tesciline karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile sonuca varılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün temyiz eden davalı k. davacı arsa sahipleri yararına BOZULMASINA, 97.500.000.- TL duruşma vekillik ücretinin yükleniciden alınıp davacı arsa sahiplerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı k. davacılara geri verilmesine, 26.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy