(2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiş davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili ile davalı vekili geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, 13.2.1997 tarihli temliknameyle temellük ettiği 2 milyar TL. alacağı için yapılan takibe itirazın iptalini istemiş, mahkemece bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiştir.
Bilirkişiler 2.7.1999 tarihli raporlarında, E... İnşaat ve İşletme A.Ş.ce M... İnşaat Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti. lehine düzenlenen tüm ara hakedişler ile kesin hakediş dosyasının dosya arasında bulunmaması nedeni ile konunun çözümlenemediği, temini halinde gerekli inceleme yapılarak görüş bildirilebileceğini ifade etmişlerdir. Mahkemece eksikler tamamlandıktan sonra dosya yeniden bilirkişilere verilmiş, bu defa düzenlenen 5.10.2000 tarihli raporda istenilen belgelerin ne şekilde incelenip değerlendirildiği gösterilip tartışılmadan temlik eden M... İnş. Ltd. Şti.nin kesin hesap sonucu davalıya borçlu olduğu anlaşıldığından, temellük eden davacının da hiçbir alacağı olmadığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Görülüyor ki, bilirkişi raporu yargı denetimine elverişli değildir. Davalı, taşeronu olan M... İnşaatın kesin hesap sonucu borçlu çıktığını, hiçbir alacağı olmadığını savunduğuna göre öncelikle kesin hesabın bilirkişilerce çıkartılması gerekir. Oysa bilirkişilerce, 25.8.1998 tarihinde davalı tarafça tek yanlı düzenlenen, taşeronun imzası bulunmayan 4 (kesin) numaralı istihkak belgesi rapora aynen alınmıştır. Bu haliyle hükme dayanak yapılamayacağı açık olan bilirkişi raporuna göre sonuca varılması doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş, yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluna kesin hesabın çıkarttırılması, oluşan sonuca göre taşeronun davalıda mevcut teminat mektupları da dikkate alınmak suretiyle hükme varmaktan ibarettir. Bütün bu hususlar gözden uzak tutularak eksik ve yetersiz bilirkişi incelemesiyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenle davalının temyiz itirazının reddine, (2.) bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 97.500.000 lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy