(2004 S. K. m. 277, 278)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Metin Dede, davalılar Yusuf Kahraman U. vekili avukat Hikmet S., davalı Emin T. vekili avukat Hüseyin A., davalılar Kamil A., Okan E., Gökgen T. geldiler. Davalılar Mustafa K. ve Haydar Y. gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık İİK. nun 277 vd. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali isteminden kaynaklanmıştır.
Borçlu davalılar ile alacaklı banka arasındaki akdi ilişki, bankanın, borçlulara 31.5.1988 tarihinden başlayan genel kredi sözleşmesi ile bu sözleşmelerin 3. md.ne dayanılarak kredi kullandırılmasıyla başlamış, daha sonraki sözleşmelerle kredi limitleri arttırılarak ilişki sürdürülmüştür. Nitekim borçlular hakkındaki icra takibinin dayanağını da anılan genel kredi sözleşmeleri ve kredi sözleşmelerince düzenlenen kredi hesabı oluşturmaktadır. Bütün bu açıklamalardan sonra özetlemek gerekirse; borcun 31.5.1988 ve bunu takibeden tarihlerde yenilenen genel kredi sözleşmelerinden doğduğu başka bir deyişle 1997 yılında yapılan tasarrufların borcun doğumundan sonra olduğu açık-seçiktir. Tüm bu nedenlerle, mahkemenin tasarrufların borcun doğumundan önce yapıldığına dair kabulünde isabet bulunmamaktadır.
Somut olayda; tüm davalılar bakımından yasanın aradığı anlamda iptal koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği sorununa gelince; İİK. nun 278/111,2 maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı fiyat kabul ettiği akitler bağışlama olarak kabul edilmiş ve iptale tabi tasarruflar arasında sayılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davalılardan Yusuf U. 9 numaralı bağımsız bölümü 800.000.000 TL. bedelle davalı üçüncü kişi Gökçen T.'a 27.12.1997 tarihinde satmış, bu taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri, 5.500.000.000 TL., borçlu davalı Kahraman U.'ın davalı Kamil A.'a 24.12.1997 tarihinde satışını yaptığı 1/3 payın 1.250.000.000 TL olan değerinin gerçekte 14.000.000.000 TL., yine bu davalının üçüncü kişi davalı Emin T.'ya 85.000.000 TL. bedelle 25.12.1997 tarihinde yaptığı satışın, tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 1.250.000.000 TL., davalılardan Okan E.'a 24.12.1997 tarihinde satışını yaptığı 1/3 payın da 250.000.000 TL. olarak gösterilen değerin gerçekte 5.000.000.000 TL. olduğunun saptandığı anlaşılmaktadır. Ortaya çıkan bu delil durumuna göre borçlu davalıların verdiği şeyin değerine nazaran ivaz olarak üçüncü kişi davalılardan pek aşağı bir fiyat kabul etmeleri nedeniyle, mahkemece, yasanın bağışlama gibi saydığı bu tasarrufların iptali gerekirken olaya uygun düşmeyen bazı gerekçelerle istemin reddi doğru olmamıştır. Davalılardan Ali Haydar Y., Mustafa K.'nın durumlarına gelince;
Bu davalıların tapuda göstermiş oldukları adres ile borçluların ticaret yaptıkları adresin aynı olması, ilk satışla ikinci satış arasında geçen sürenin kısalığı, gerçek değerle ikinci satış değeri arasında aşırı fark olması, bu kişilerin işlemin mahiyetini bilebilir kimselerden olduğunu göstermekle, bağımsız bölümden pay satın alınmasının mutad olmaması da gözetilerek iyi niyetli kabul edilmeleri mümkün değilken bu hususlar üzerinde durulmadan haklarındaki davanın kabulü yerine red kararı verilmesi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 97.500.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy