(1086 S. K. m. 284)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Sadık E. geldi. Davalı vekilleri gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Taraflar arasındaki 31.3.1998 günlü sözleşme ve bu sözleşmenin eki durumundaki teknik şartnamenin 34. maddesi uyarınca akaryakıt istasyonu ile yıkama yağlama yeri yapılması işi davacının yapımını yüklendiği tesislerde önemli bir unsurdur. Yine sözleşmesine göre, bu tesislerin mülkiyeti davalı belediyeye ait olacak, ancak, tesisler davacı yükleniciye kiralanacaktır. Ne var ki, gerek Karayolları Genel Müdürlüğünün 21.6.1999 ve gerekse davalı belediyenin 29.5.2001 günlü yazılarından tesislerin akaryakıt ve yıkama - yağlama bölümlerinin kararlaştırıldığı şekilde yapımında imkansızlık olduğunun bildirildiği görülmektedir. Bu durumda, sözleşmenin edimler arasındaki dengenin bozulduğu, bu olgunun sözleşmede amaçlananı engellediği ve bu şekilde işlem temelinin sarsıldığı açık-seçiktir. Nitekim davacı yüklenici açıklanan bu sebeplere dayalı olarak sözleşmeyi feshetmiştir. Artık sözleşmenin ifa edilen bölümü ile davacı yükleniciyi bağlı saymak doğru olmaz. Hal böyle olunca taraflar sözleşme ile bağlı sayılmayacağından nedensiz zenginleşme kurallarına göre birbirlerine verdiklerini başka bir deyişle malvarlığına geçirdiklerini geri isteyebilir. O halde, mahkemece konusunda uzman olan kişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kuruluna (HUMK. md. 284) davacının feshedilen sözleşmeye göre inşa ederek davalının malvarlığına kattığı değerlerin dava tarihindeki parasal tutarı Yargıtay denetimine elverişli ayrıntıyı kapsar şekilde hesaplattırılmalı böylece sonucuna uygun bir hükme varılmalıdır. Değinilen yönler gözardı edilerek somut olaya uygun düşmeyen bazı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 97.500.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 24.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy