(818 S. K. m. 248)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Turan Zeki ile davalı vekili avukat Namık Erkanlı geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasındaki 10.12.1987 günlü sözleşmenin "Hususi Şartlar" başlıklı 1. maddesinde ".... inşaatın müteahhide ihale tarihinden 30 ay sonra mal sahibine daireler teslim edilecektir. Daireler gününde teslim edilmediği takdirde her daire için 100.000 TL. kira bedeli ödenecektir." hükmü bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamıyla davalının yüklendiği inşaat işini müteahhide vermediği, kendisinin yaptığı sabittir. Bu durumda mahkemece, bilirkişilerden ek rapor alınarak inşaatın hacmine göre verilse idi, kooperatifin hangi makul sürede inşaatı müteahhide verebileceği saptanmalı, bu tarihe 30 ay ilavesi suretiyle teslim tarihi bulunmalı gecikilen süre böylelikle hesaplanmalıdır.
Öte yandan, taraflar sözleşmede gecikme halinde her daire için aylık 100.000 TL. maktu kira tazminatı ödenmesini kabul ettiklerinden, kira tazminatı bilirkişilerin belirlediği gibi rayiç kira tutarından değil, sözleşmede kararlaştırılan maktu bedel üzerinden bulunmalıdır. Bu yönlerin gözetilmemesi bozmayı gerektirir.
3-Davacı arsa sahibi asıl davada kısmen birleştirilen 2000/789 esas sayılı dosyada ise kalan alacağını dava etmiştir. Davalar birleştirilmiş olsalar bile bağımsız dava özelliğini koruyacaklarından her dava için ayrı ayrı hüküm kurulması ve her davada kabul edilen alacağa o davanın açıldığı tarihten geçerli faiz yürütülmesi yerine bu yön bir yana bırakılarak orta yerde tek bir dava varmışçasına yazılı biçimde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1. ) bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2. ) ve ( 3. ) bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 250.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy