(2004 S. K. m. 278, 279, 283/1)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı Ali Kavcar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat İbrahim Etem Can ile davalı Ali K. vekili Zühre Akıncı geldiler. Davalı Aziz K. vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Hükme uyulan bozma ilamında; tasarrufun yapıldığı 3.8.1998 tarihinden sonra düzenlenen çeklerdeki alacağın tasarruf tarihinden önce doğup doğmadığının araştırılması gereğine değinilmiştir.
Söz konusu tarihten önceki 6.7.1998 ve 12.7.1998 tarihli çeklerin tasarruftan önce düzenlendiği anlaşılmakla bu senetlerden doğan alacaklar bakımından tasarrufun iptaline karar verilmesi yerindedir. Çünkü tapu kaydı üzerinde bulunan ipotek ve hacizler dikkate alındığında İİK.nun 278.maddesindeki şartların oluşmadığı anlaşılmakta ise de davalı vekilinin dosyada mevcut 15.10.1998 tarihli cevap dilekçesinde davalı Ali K. diğer davalı Aziz'in kendisine borçlu olduğunu ve takibatta bulunduğunu çeklerin karşılıksız çıkması üzerine borçluyu Savcılığa şikayet ettiğini ve bu aşamada alacağın tahsili amacıyla taşınmazın kendisine satılmış olduğunu beyan etmiştir. Alacaklının icra takibi yaparak varsa diğer alacaklıların haklarını ihlal etmeden alacağını temin imkanı varken bu yola gitmeyerek alacağına karşılık borçludan taşınmazı satın alması İİK.nın 279. maddesi uyarınca mutat dışı bir ödeme şekli olup, iptale tabidir. Bu nedenle tasarruftan önceki tarihli çeklere ilişkin iptal kararına yönelik temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır. Ancak tasarruftan sonra düzenlenen çekler bakımından Yargıtay'ın tashihi karar aşamasında tesis ettiği hükme uyulduğundan, mahkemece sonradan düzenlenen çekler bakımından davacıya mehil verilerek delilleri toplanmalı ve bu çeklerdeki alacağın tasarruftan önce doğduğu ispatlandığı takdirde bu alacaklar bakımından da iptal kararı verilmeli aksi takdirde davanın reddi cihetine gidilmelidir.
Öte yandan davanın açılmasından sonra tasarrufa konu edilen mal el değiştirdiğinden ve davacı da 25.10.1999 tarihli dilekçesinde davasını bedele dönüştürdüğünden iptal edilecek tasarruflar bakımından İİK.nun 283/I.maddesi uyarınca davanın bedele hasren sonuçlandırılması icab edeceği de gözden uzak tutulmamalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın kabulü doğru görülmemiş, eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı Ali yararına BOZULMASINA, 250 milyon TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan davalı Ali'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı Ali Kavcar'a geri verilmesine, 20.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy