(2004 S. K. m. 72)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici vekili davada; takip dayanağı 1.2.2000 tanzim ve 15.2.2000 vade tarihli 500 milyon lira meblağı bononun yanlar arasındaki inşaat yapım sözleşmesi uyarınca alınan 400 milyon lira avansın teminatı olarak verildiğini ve kalıp tahtalarının inşaat mahalline götürülmesini müteakip iade edilmesi gerektiğini, kalıp tahtaları inşaat mahalline götürülmüş ve alınan avansın üzerinde iş yapılmış olduğundan senedin teminat işlevinin sona erdiğini ve karşılıksız kaldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı iş sahibi vekili cevabında, takip konusu bononun ileride inşaat sözleşmesi akdedilmesi durumunda iş bedelinden mahsup edilmek üzere verilen borç paraya karşılık düzenlendiğini, teminat senedi olmadığını, davacının kalıp, demir ve beton işlerini yaptıktan sonra işi terk ettiğini, eksik bıraktığı duvar ve çatı işlerini ihtara rağmen ikmal etmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini ve haklı olarak anılan bonoyu takibe koyduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece takip konusu senedin teminat senedi olduğunun davacı tarafça yöntemine uygun biçimde kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş hüküm davacı yüklenici vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamı ve tarafların beyanından takip dayanağı senedin yanlar arasındaki inşaat yapım sözleşmesi uyarınca teminat olarak verildiği anlaşılmaktadır. İhtilafın çözümü alacak-borç durumunun saptanmasına, başka bir ifadeyle fesih kesin hesabının çıkarılmasına bağlıdır. Bu nedenle mahkemece işin uzmanı bilirkişi ile mahallinde keşif yapılmalı, sözleşmede işin bedeli götürü olarak belirlendiğinden yapılan işin tüm işe göre fiziki oranı bulunup götürü bedele uygulanmak suretiyle davacı yüklenicinin ne miktar alacağa hak kazandığı, 2000/14 D.İş sayılı tespit dosyasından da yararlanılarak tespit edilmeli, bu miktardan davalının kanıtlayacağı ödemeler düşülmeli, hesap sonucuna göre davacı yüklenicinin alacaklı çıkması durumunda dava kabul edilmeli, davalı iş sahibinin alacaklı çıkması halinde ise alacak miktarı ile sınırlı olarak davanın reddine karar verilmelidir. Eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde davanın reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 03.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy