(818 S. K. m. 162, 520, 535)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılardan Semuh A. ve İskender Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili gelmedi. Davalı Semuh A. vekili avukat F.Hüsnü Keleşoğlu geldi. Diğer davalılar gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Davalılardan Semuh'e ait arsa üzerinde kat karşılığı inşaat yapılmak üzere diğer davalılar İskender ve Mehmet ile 9.1.1986 tarihinde sözleşme yapılmıştır. Bu sözleşmenin 4.maddesinde inşaat yapım işinin İskender ve Mehmet tarafından gerçekleştirileceği ve işin bir başkasına devredilemeyeceği ybelirtilmiştir. Davacılar Şahin ile Halim, yüklenicilerden işi devraldıklarını ileri sürerek talepte bulunmuşlardır. Oysa sözleşmede devir yasağı mevcut olup B.K.162.md. uyarınca alacağın temliki hükümlerine dayanarak arsa sahibinden hak talep etmeleri mümkün olmadığından, davalı Semuh aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddedilmesi yerine işin devrine muvafakat edildiğine dair bir delil de olmadığı halde talebin kabulü doğru olmamıştır.
2-Davacılardan Şahin ile davalı İskender arasındaki ilişki B.K.520 vd. maddelerinde düzenlenen adi ortaklıktan kaynaklanmıştır. 16.7.1987 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin 3.maddesinde, inşaatın bitirilip, her türlü vergi ve sigorta ilişikleri kesilmeden şirketin tasfiye edilmeyeceği yazılıdır. Nitekim bu konuda Kartal 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/178 Esasında açılan "şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin dava" redle sonuçlanmıştır. Şerihlerden birinin adi ortaklıktan doğan alacağını şirket tasfiye edilmeden talep etmesi hukuken mümkün değildir. Bu durumda adi ortaklığın feshi ile birlikte açılmayan alacak davasının dinlenmesine imkan olmadığından İskender hakkında açılan davanın da reddi yerine kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda ( 1. ) bentte yazılı nedenlerle hükmün temyiz eden davalı Semuh, ( 2. ) bent gereğince de davalı İskender yararına BOZULMASINA, 250 milyon TL duruşma vekillik ücretinin davacılardan Şahin'den alınarak, kendisini vekille temsil ettiren Semuh'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 18.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy