(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 287)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş olmakla gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yanlar arasındaki uyuşmazlık 30.03.1994 günlü Erzincan Hükümet Konutlarının yeniden yapımı sözleşmesi uygulamasından kaynaklanmıştır.
Davacı yüklenici, sözleşme ile işin teslim günü olarak kararlaştırılan 01.11.1994 tarihinin uygulamada ortaya çıkan nedenlerle 09.09.1995 tarihine kadar uzatılması gerektiğini, bundan ötürü haksız yere kesilen 31.254.134.607 TL. gecikme cezası ve şimdilik 4.000.000.000 TL. işlemiş faizi, ayrıca süre uzatımı verilmeyişinden dolayı uygulanamayan katsayı sebebiyle de tahakkuk edecek 40.101.093.376 TL ve bunun işlemiş faizinden şimdilik 1.000.000.000 TL'sının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı yanca, talebin dayanağına esas olmak üzere süre uzatım nedeni olarak; sözleşme süresinin başlangıç tarihi ve 5 Nisan 1994 kararları, elektrik projelerinin revizyonu ve geç verilmesine dayanan süre uzatımları, değişiklik emirlerinden kaynaklanan nedenler, TEK ve mühendis istekleri ve sözleşme sınırları dışında yapılan işlerden kaynaklanan nedenlere dayalı süre uzatım istekleri, ana saha su bağlantısının yapılmaması ve geçici kabulün gecikmesinden kaynaklanan süre uzatımı gibi sebeplere dayanılmıştır.
FIDIC sözleşmelerinde süre uzatım istemlerinin sıkı şekil şartlarına bağlandığı, süre uzatım incelemelerinin ancak bu şartlara uyulması halinde yapılabileceği bilinen bir gerçektir. Nitekim, taraflar arasındaki sözleşmenin 44, 53 ve 67. maddeleri yanlarca HUMK'nun 287. maddesinde yazılı delil sözleşmesi olarak kabul edilmiş bulunmaktadır. Bu hükümlerden 44. maddede süre uzatılmasını gerektiren nedenlerin yüklenicinin bildiri ve bilgi vermesi ile mühendisin geçici süre uzatımını tespiti, 53. maddede yüklenicinin ek ödeme talebinde bulunması durumunda uygulanacak süreç, 67. maddede ise anlaşmazlıkların ne şekilde giderileceği hükme bağlanmıştır. Uyuşmazlığın tüm sözleşme yanında özellikle yukarıda kısaca sözü edilen 44, 53 ve 67. maddeler çerçevesinde çözümü gerekmektedir.
Somut olayda davacı yüklenicinin süre uzatımı verilmesini gerektiren neden olarak ileri sürdüğü ve dava dilekçesinin 1.A.1, 1.A.2 ve 1.5 sıralarında yazılı süre uzatım talepleri ile ilgili olarak mühendise başvurusunun bulunduğu, diğer sebepler bakımından ise bir başvurusunun olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davacının ilk taleplerinin sözleşmenin 44 ve 53.3. maddeleri, bildirimde bulunmadığı taleplerinin de sözleşmenin 53.4 ve 67. maddesi hükmünce incelenip değerlendirilmesi gerekir. Bundan ayrı, yanlar arasındaki sözleşmede çalışılamayan süreye ilişkin bir hüküm bulunmadığından, bunun süre uzatımı nedeni olarak değerlendirilmemesi zorunludur.
O halde mahkemece; konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna istem, az yukarıda çizilen çerçevede incelettirilmeli, Yargıtay denetimine elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak dava hakkında sonucuna uygun bir hükme varılmalıdır. Bütün bu yönler bir yana bırakılıp sözleşmeye uygun düşmeyen incelemeye dayalı bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak davanın yazılı şekilde kabulü doğru olmamıştır.
Ayrıca davacı tarafından gecikme cezası kesintisi ile bunun işlemiş faizi, katsayı uygulamasından kaynaklanan alacak ve bunun da işlemiş faizleri ayrı ayrı talep ve dava konusu yapılmışken, dava dilekçesindeki açıklamanın hatalı değerlendirilmesi sonucu ortada toplam 5 milyar liralık uyuşmazlık varmışcasına davanın bu miktarla sınırlı olarak kabulü doğru olmamıştır.
Öte yandan; sözleşmenin 60.8 maddesinde düzenlenen faiz yanların mutabık kaldığı hakediş tutarına uygulanacak faiz olup çekişmeli alacağa temerrüt faizinin uygulanması gerekirken bilirkişi mütalaasına bağlı kalınarak sözleşmedeki faiz şekli ve oranına göre yapılan hesap üzerinden hüküm tesisi de doğru değildir. Karar açıklanan bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy