(818 S. K. m. 355) (4721 S. K. m. 2)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İşin süresi inşaat izninden itibaren 15 aydır. İnşaat izni 3.12.1997 tarihinde alınmıştır. 15 Ay eklenince işin bitirilme tarihi 3.3.1999 olur.
Sözleşmede yer alan 6 ay içerisinde inşaat ruhsatının alınamaması halinde arsa sahibinin sözleşmeden dönme hakkına dair hüküm arsa sahibi lehine konulmuştur. Bu hakkını kullanmamış olması ruhsatın alınması için tanınan 6 aylık sürenin uzamasına rıza göstermektir. Ruhsat tarihinden sonra başlayan 15 aylık sürenin değiştirilmiş olması düşünülemez.
O halde, 3.3.1999'dan dava tarihi olan 1.12.1999 tarihi arasında geçen süre için davacının kararlaştırılan cezai şartı talep hakkı doğmuştur.
Öte yandan, sözleşmede "... 15 ay içinde müteahhitçe tamamlanarak yapı kullanma iznine müracaat edip bitirilecektir." şeklindeki hüküm, hemen ardından gelen cümlede yaptırıma bağlanmıştır. O halde "bitirilecek" denilmesinden binanın kira gelirine elverişli hale getirilmesinin anlaşılması gerekir: Aksine yorum bu hükmün gereksiz yere sözleşmeye konulduğu sonucuna götürür. Mevcut fiili durumun da süresiz devamına sebebiyet verilir. Bu nedenle mahkemenin kullanma izni için başvurulmasını eserin bitirilmiş ve yüklenicice edimin yerine getirilmiş olarak kabul etmesinde isabet bulunmamaktadır.
Ne var ki; davalı işin gecikmesinde davacının kendisine vekaletnameyi geç vermesini neden olarak göstermiştir. Gerçekten edimin sürekli olduğu ve yıllara yayıldığı bu gibi işlerde iş sahibinin yüklenici ile ilişkilerinde dürüstlük kuralına uygun davranması ve güven sarsmaması şarttır. Yanların müşterek amacı olan eserin ortaya çıkması buna bağlıdır. Sözleşmenin 2.maddesinde satışların yapılıp yüklenicinin finans kaynağı bulabilmesi düşünülerek inşaatın aşamalarına göre satış yetkisi verilmesi kararlaştırılmıştır. Bu hüküm çerçevesinde arsa sahibi satış yetkisini vermekte direngen duruma düşmüş ise işin gecikmesinde onun da kusuru bulunduğunun kabulü zorunludur. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu doğrultudadır. Bunun için yükleniciden kanıtları sorulup, satış yetkisine ait vekaletname tarihleri ile inşaatın seyri karşılaştırılıp, varsa arsa sahibinin tutumunun gecikilen süreye etkisi saptanıp kusur derecesinin takdiriyle sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir.
Sözleşmenin yorumunda düşülen hata ve noksan araştırma ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olmakla kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 1.bendde yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bend gereğince hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy