(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 344)
Dava: Yukarıda tarih ve yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, yapıldığı iddia edilen eser sözleşmesine dayalı iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı taraf, icra takibinden itibaren ısrarlı biçimde, akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Dava edilenin değerine göre akdi ilişkinin ispatı, ancak yazılı delille mümkündür. Mahkemece, akdi ilişkinin nasıl ispatlandığı açıkça belirtilmeden, işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş; akdi ilişkinin varlığı konusunda davacıdan varsa yazılı delillerinin ettirilmesinden, dosyada mevcut servis formu altında müşteri vekili olarak adı geçen şahsın H.G. davalı personeli olup olmadığının araştırılmasından, gerektiğinde dava dilekçesinde her türlü yasal delil e dayanılmış olmakla, akdi ilişki konusunda karşı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğunun davacıya hatırlatılmasından, akdi ilişkinin yöntemine uygun biçimde kanıtlanması halinde, işin esası hakkında olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmasından; aksi takdirde akdi ilişkinin kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinden ibarettir.
Öte yandan, dava konusu iş makinesinin onarım işinden anlayan konusunda uzman teknik bilirkişi yardımıyla servis formu ve eklerinde yapıldığı belirtilen işler karşılığı kesilen faturaların kadri maruf olup olmadıklarının saptanmaması da kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 09.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy