(1086 S. K. m. 275, 283, 284)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı k. davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici asıl davada, davalı ve karşı davacı iş sahibinin 11.7.1996 tarihinde yaptığı feshin haksızlığının tesbitini, bu suretle ortaya çıkan muarazanın men'ini ve irad kaydedilen 142.210 ABD Doları ile 1.734.300.000 TL.nın tahsiline, iş sahibi ise karşı davasında; Kamu Lojmanı (1). (2). ve (3). paket inşaatlarından fazla ödenen fiyat farkları, ihale paketine uygun bulunmayan değişiklikler ve değişiklik emirleri, kooperatife ait tamamlama projelerinin hazırlanması, bedeli ödenen topoğrafik etüdler, bazı kooperatiflerde etüd ve proje çalışmalarının eksik ve hatalı yapılmasından dolayı uğranılan zarar, idareye teslim edilmeyen projeler, yerine getirilmeyen hizmetlerden kaynaklanan alacaklar, tasarruf edilen değerlerden doğan alacak kalemleri gibi nedenlerden 8.650.000.000 TL ve 147.900 ABD Doları asıl alacak ile 1.000.000.000 TL faiz alacağının tahsilini, yüklenici tarafından açılan davanın reddini istemiş, mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş,
Mahkemece alınan 17.5.1999 günlü bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmesi üzerine bilirkişi kurulunun değişimi sağlanarak, 5.4.2001 günlü rapor alınmış, bu rapora dayanılarak hüküm kurulmuştur. Gerçekten, yanlar arasındaki ilişkinin ve mahkeme önüne getirilen uyuşmazlığın niteliği özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur (HUMK. m. 275). Ancak, davalı vekili 5.4.2001 günlü bilirkişi kurulu raporuna gerekçe göstererek itiraz etmiş, mahkemece bu itirazlar değerlendirilmemiş, karar gerekçesinde de itirazlara rağmen bilirkişi raporuna hangi nedenlerle bağlı kalındığı açıklanmamıştır. Hal böyle olunca hakikatin tezahürü için ve özellikle davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı pek çoğu fenni nedenlere dayalı itirazların da karşılanması bakımından HUMK.nun 283 ve 284. maddeleri çerçevesinde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği açıkça ortaya çıkmaktadır.
Ne var ki, yaptırılacak bu yeni incelemede Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile Erzincan Depremi Rehabilitasyon ve Yeniden Yapılandırma Projesi'nin yüklenicileri arasında varlığı iddia edilen dava sonuçlarının özellikle fesihte hangi yanın haklı olduğunun saptanması bakımından değerlendirilmesi de gerekir. Bundan ayrı, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, tahsili hüküm altına alınan teminat mektuplarının avans teminat mektupları oluşu sebebiyle avans mahsubu yapılıp yapılmadığı hususu üzerinde de durulmalı, tahsil kararının ancak bu yön açığa kavuştuktan sonra verilebileceği gözetilmelidir. Diğer yandan, davalı İdare gerek 16.2.1993, gerekse bunun eki olan 14.3.1995 günlü sözleşmeleri 11.7.1996 tarihinde fesh ettiğinden, bu davanın tarafları olan yüklenici ile idare arasındaki fesih kesin hesabı çıkarılmadan uyuşmazlığın giderilemeyeceği de gözden uzak tutulmamalıdır. Ayrıca, fesih kesin hesabının çıkartılması sözleşmenin feshinde hangi yanın kusurlu olduğunun açığa kavuşturulması bakımından da gereklidir.
Yukarıdan beri yazılan nedenleri kapsamayan ve davalının itirazlarını da karşılamayan yeterli bilgilerden uzak bilirkişi raporuyla bağlı kalınıp eksik inceleme ve araştırmayla davaların yazılı şekilde sonuçlandırılması bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı ve karşı davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı k. davacıya geri verilmesine, 07.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy