(818 S. K. m. 101, 104)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı şirketin iş bedelinin tahsili amacıyla yaptığı icra takibi üzerine, davacı kooperatifin söz konusu takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti isteğiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesinde hakedişlerin 10 gün içinde ödenmemesi halinde aylık %10 vade farkı uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Davaya neden olan icra takibine ilişkin takip talebinde sözleşmede kararlaştırılan aylık %10 vade farkı faiz olarak gösterilmiş ve faiz adı altında davacıdan istenmiştir. Davalının icra takibindeki bu talep şekli de dikkate alındığında, kararlaştırılan aylık %10'un akdi faiz olduğunun kabulü zorunludur. Davalı tarafından icra takibinde asıl alacak yanında işlemiş faiz isteğinde de bulunulmuş, ayrıca toplam miktar için takip tarihinden faiz yürütülmesi istenmiştir. Bilirkişi raporunda davacının borcu olarak belirlenen 11.346.285.961 lira içerisinde aylık %10 oranı üzerinden hesaplanan faiz de bulunmaktadır. Mahkemece kararda asıl alacak ve faiz ayrımı yapılmadan, davacının borcunun 11.346.285.961 lira olduğu, bu miktardan fazlası için davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davalı takip talebinde asıl alacak yanında işlemiş faizi de göstererek toplamı üzerinden takip tarihinden itibaren faiz isteğinde bulunduğundan, mahkemece de davacının borçlu olduğu kabul edilen miktar içerisinde işlemiş faizde olduğundan ve asıl alacak ile işlemiş faiz ayrı olarak gösterilmediğinden, icra takibinin devam edeceği miktar içerisinde yer alan işlemiş faiz miktarı yönünden faize faiz yürütüleceği tabiidir. Mahkemece yapılacak iş, davacının borçlu olduğu, dolayısıyla icra takibinin devam edeceği miktardaki asıl alacak ve işlemiş faiz miktarlarının ayrılması ve faize faiz yürütülmesini önleyecek nitelikte hüküm oluşturmaktan ibarettir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent uyarınca kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 27.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy