(818 S. K. m. 325)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve davacının temyiz dilekçesi süresi dışında, davalının temyiz dilekçesi ise süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:
1- Davacı vekili cevap dilekçesiyle faiz başlangıcı yönünden kararı temyiz etmiş, kararın bu yönden düzeltilerek onanmasını istemişse de, bu dilekçenin harçlandırılmadığı ve temyiz defterine kaydının yaptırılmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendler dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Dava, haksız fesih nedeniyle davacının uğradığı zararın ve mahrum kaldığı karın tahsili istemiyle açılmıştır. Mahkemece bilirkişiler tarafından hesaplanan kar mahrumiyeti karar altına alınmıştır. Kar mahrumiyetinin hesabında BK.nun 325.maddesinin dikkate alınmadığı belirlenmiştir. Kar mahrumiyetinin hesabında, yüklenicinin işin tamamlanmaması dolayısıyla sağladığı tasarrufun, başka bir iş almışsa oradan elde ettiği karın veya böyle bir iş bulmaktan kasten kaçınmışsa kazanacağı miktarın düşülmesi zorunludur. Bu konuları değerlendirmeyen bilirkişi raporuna dayanılarak kar mahrumiyetinin karar altına alınması doğru olmamıştır. Yapılacak iş, bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle, BK.nun 325. maddesinin de değerlendirilmesinin istenmesi, bu maddeye göre belirtilen konulardaki mahsup işlemin yapılması ve kar mahrumiyetinin belirlenmesinden ibarettir.
4-Kabul edilen miktar yönünden iskonto faizi yürütülmesine karar verilmiştir. Oranda belirtilmemiş olduğundan iskonto faizi deyimi infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. Davacının istediği faizin reeskont faizi olduğu düşünülerek, 1.1.2000 tarihine kadar Merkez Bankasının kısa vadeli kredi işlemlerine uyguladığı reeskont faiz oranındaki faizin, bu tarihten itibaren 4489 sayılı Kanun uyarınca kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranındaki faizin esas alınması ve bunun da kararda açıkça belirtilmesi zorunludur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle davacının temyiz isteminin reddine, (2.) bendde yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (3.)ve (4.) bendlerde yazılı nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy