(4721 S. K. m. 692) (743 S. K. m. 625)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukatı Ünsal Toker ile davalı vekili avukatı Hikmet Tepe geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacıların murisi ile davalı arasında yasanın öngördüğü biçimde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. Arsa sahipleri 6 mirasçıdan üçü tarafından sözleşmenin feshi ve tapu kaydında mevcut şerhin terkini istemi ile bu dava açılmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu, bu hali ile inşaata elverişli olmadığı dolayısıyla edimin yerine getirilmesinin imara aykırılığı nedeniyle sözleşmenin geçersizliği kabul edilerek davacıların fesih isteminde haklı olduğunun tespitine ve şerhin kaldırılmasına karar verilmiş ve karar davalı yanca temyiz edilmiştir.
Sözleşme yapılırken taşınmazın mevcut vasfı itibariyle imara müsait olmadığı taraflarca bilinmektedir. Bunun içindir ki sözleşmenin 6.maddesinde inşaatın başlama tarihi olarak ilgili mercilerden bina yapılabilinir anlamını taşıyan ön izin belgesinin alınması, imarla ilgili işlemlerin tamamlanması koşulu getirilmiştir. Bu koşulun tahakkukunun zamana bağlı olduğu kabul edilerek inşaata başlanması için belli bir tarih kararlaştırılamamıştır. Geçici imkansızlığın varlığı sözleşme anında kabul edildiğine göre istikrar kazanmış Yargıtay İçtihatlarınca bu imkansızlığın ortadan kaldırılması için yanların makul bir süre beklemeyi peşinen göze aldıkları kabul edilmelidir. Uygulamada bu süre "tahammül süresi" olarak isimlendirilmektedir. Bunun olayın özelliğine göre takdiri gerekir.
Kamu düzeninden olan imara müsait olma durumu ortaya çıkmadan inşaat öngörülmediğine göre sözleşme yasaya aykırı değildir. Bu nedenle aksine kabul de isabet bulunmamaktadır.
Yapılacak iş; Türk Medeni Kanununun 692. (Eski T.M.K.md.625) hükmünce dava dışı paydaşlarında davaya dahil edilmesi ya da muvafakatleri temin edilmesi, bundan sonra yargılamaya devamla davalı yanın eylemli davranışı araştırılarak tahammül süresinin takdiri ile sonuca gitmekten ibarettir.
Açıklanan nedenlerle noksan araştırmaya dayalı kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 250.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 3.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy