(657 S. K. Ek m. 34, m. 225) (818 S. K. m. 161)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı Mustafa Ş'e yurtdışında yaptığı lisansüstü eğitim için yapılan harcamaların tahsiline ilişkin olarak açılmıştır.
2 Eylül 1993 günlü taahhüt senedinde, taahhüdün ihlali halinde öğrenci için yapılan harcamaların sarf tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödeneceği kabul edilmiştir. Döviz cinsinden yapılan sarfiyatın aynen döviz cinsinden ya da fiili ödeme günündeki rayicinden TL. olarak tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, iki katı olarak ödenmesi de kabul edilmiştir. Taahhütnamedeki kat ödeme, cezai şart hükmünde olup BK.nun cezai şart hükümleri doğrultusunda her olayın özelliğine göre, tenkise tabi tutulabileceği de ortadadır.
Taahhütnameden sonra (1.8.1996 tarihinde kabul edilen ve 4160 S.K.nun 2.md. ile 657 Sayılı Kanuna ek 34.maddede ..fiilen döviz olarak yapılmış olan her türlü masraflar aynı döviz cinsi ve miktarı üzerinden borçlandırılır... hükmü getirilmiştir. Taahhütname verilmeseydi 657 S.K.nun 225.maddesi gereğince % 50 fazlasıyla ödenecek borcun tek taraflı hazırlanan taahhütnameyle döviz cinsinden iki misli olarak ödeneceğine dair hükümdeki cezai şartın fahiş olduğu ortadadır. Mahkemece BK.161/son maddesi uyarınca misli artırma (cezai şart), mahkemece takdir olunacak miktarda tenkise tabi tutulmalıdır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, öğrenci için yapılan döviz cinsinden harcamaların (100.509 ABD Doları) ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyen faiz tutarlarının aynen döviz cinsinden ya da fiili ödeme tarihindeki TL. karşılığından saptanacak miktarın asıl alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle ceza şart takdir olunacak ise yine döviz cinsinden aynen ya da ödeme tarihindeki TL. karşılığına, dava tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline karar verilmesi ve kefillerin, taahhütnamedeki belirttikleri miktarla sorumlu tutulmaları gerekirken, talep göz ardı edilerek öğrenci için ödeme yapıldığı tarihlerdeki TL. karşılığına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1.bendde yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bend uyarınca hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 03.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy