(818 S. K. m. 184, 355, 362)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı gelmedi. Davalı vekili avukat Bülent Uğuzbalaban geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya kapsamından teslimin partiler halinde ve en son 2.8.1996 tarihinde yapıldığı, bu son partinin tesliminden sonra davalının 20.8.1996 günlü ihtarıyla ayıp ihbarında bulunduğu, gönderilen faturaların iade edildiği, 4.9.1996 günlü ihtarla da ayıp ihbarının teyit edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık düzenlemesi BK. 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığından ayıp ihbarının yasanın menkul satımına ilişkin 184 ve devamı maddelerine göre değil, 362. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Gerçekten, bu hükme göre teslim edilen eserin usulünce muayenesinden sonra ve makul sayılacak sürede ayıbı yükleniciye bildirilmişse yüklenicinin sorumluluktan kurtulduğu kabul edilemez. Yine, BK.nun 360. maddesi hükmünce yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kaidesine göre kabule icbar edilemeyecek derecede kusurlu ise iş sahibi eseri kabulden kaçınabilir. Böyle bir durumda yüklenici eser bedelini isteyemez. Eserin kusurları yukarı derecede önemi haiz değilse o takdirde fiyattan tenzil gerekir. O halde, mahkemece, uyuşmazlığın yasanın yukarıya yazılan hükümleri doğrultusunda çözümü gerekeceğinden; konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilmek suretiyle eserin mevcut haliyle reddi gerekip gerekmeyeceği, gerekmiyorsa bu fiyattan indirim yapılıp yapılmayacağı ve bunun miktarının ne olacağı incelettirilmeli, davacının icra inkar tazminatı istemi de bu çerçevede değerlendirilerek uyuşmazlık hakkında böylece bir sonuca varılmalıdır. Bu yönler gözardı edilerek davanın yanlış değerlendirme ve eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde kabulü bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı lehine BOZULMASINA, 250 milyon TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 5.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy