(818 S. K. m. 86) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Dilek Kuzucu ile davalı vekili avukat Serkan Sönmez ve avukatı Kerem Muradi geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava İİK.nun 72.maddesi gereğince açılmış ve dava tarihi itibariyle davalıya yaptığı icra takibinden dolayı bir borcu bulunmadığının tespiti istenmiştir. Mahkemece davalının alacağı bilirkişi raporu ile saptanan miktar olarak kabul edilmiş ise de davacı vekili avukat Dilek Kuzucu tarafından, bilirkişi raporuna davalının dilekçelerini, davanın esasına ilişkin olarak verilen 5.6.2001 tarihli dilekçenin 1.sayfasında bilirkişi raporunda belirtilen davalı alacağı (285.713.999.140 TL.) açıkça belirtilmek suretiyle (bu tespit ve açıklamalara bir itirazımız yoktur) denilmiş ve böylece davalının 15 no'lu hakediş dahil yaptığı işten dolayı toplam alacağı kabul edilmiştir.
Öte yandan davacı kooperatifçe icra takibinden önce ve sonra bir takım ödemelerin yapıldığı da taraflarca kabul edilmektedir. Davalı bu ödemelerin sonraki hakediş alacaklarına mahsuben yapıldığını ileri sürmüş ise de, mevcut bir borç varken daha sonraki alacak için ödeme yapılması hayatın olağan akışına, BK.86.maddesine göre mümkün olmadığından sözkonusu ödemelerin icra takibindeki alacak için yapıldığının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
Yine davanın konusu 15 no'lu hakediş dahil alacağı oluşturduğundan 15 no'lu hakedişin esas alındığı tarihten sonra yapılmış işlerden dolayı yüklenicin bir alacağı varsa ihtilaf halinde ayrı bir davanın konusunu oluşturacağı tabiidir.
Bu açıklamalar ışığı altında mahkemece yapılacak iş, icra takibine konu edilen davalı alacağının (285.713.999.140 TL.) olarak kabul edilmesi, icra takibine kadar yapılan ödemelerin düşülmesi, takipten sonra yapılan ödemelerin ise miktarında ihtilaf varsa ispat külfeti davacıya yüklenerek ödendiği tarihe kadar işleyen faizi de hesaplattırılarak buna göre davacının borcunun saptanması, ödemesi geciken alacak bakımından takip tedbirle durdurulduğundan alacaklı yararına % 40 tazminata hükmedilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bendde yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bend gereğince hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, 250 milyon TL. duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 20.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy