(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 275, 388)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı k.davacı tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Fulya Toker ile davalı vekili avukat Deniz Dayıoğlu geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı karşı davacı yüklenicinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Bozulan şapın yenilenmesi için 8.11.1999 tarihinde yapılan tespit sonucu alınan rapora dayanılarak yükleniciden 6 milyar TL istenilmiştir. Davalı, yapılan tesbite itiraz dilekçesinde şap işinin geçici kabulünün 30.5.1998, kesin kabulünün ise 15.12.1998 tarihinde yapıldığını ileri sürmüştür. Davacı iş sahibi ile dava dışı Akarsan Ltd. Şti. arasında mevcut şapın üzerine döşenmesi gereken parke için sözleşme 9.11.1999 tarihinde yapılmış, bu sözleşmenin 3.3 maddesinde mevcut şapın onarımı için ayrıca bedel ödenmeyeceği kararlaştırılmıştır. Parke işinin bitirilme tarihi ise bu sözleşmeye göre en geç Mayıs 2000 ayı sonudur. Şap için aynı şirketten alınan teklif 98 adet dairenin tamir ve eksik şaplarına ilişkin olup teklifin tarihi 16.5.2000'dir. Şap işi tamamlanmadan parke işi tamamlanamayacağına, parkenin teslim tarihi Mayıs 2000 sonu olup şapa dair sözleşme tarihi ise 19.5.2000 olmasına göre işin yapılma sırası ve süresinde ortaya çıkan çelişki, 200Ú5 daire varken 98 daire üzerinden teklif alınması, geçici ve kesin kabul yapılmışsa o tarihte olmayan ayıbın, 19.5.2000 tarihine değin işe devam edilmemesi nedeniyle ortaya çıkmasında geçen bu sürenin etkisi ve yanların kusur durumu üzerinde durulmadan, itirazda bahsi geçen geçici ve kesin kabul tutanakları ibraz ettirilip, gerekirse yanlar isticvap edilmeden, şaptaki eksikliklerin parke yüklenicisi tarafından ayrıca bedele tabi olmaksızın yapılacağına dair sözleşme hükmüne bakılmaksızın ve sayılan bu hususlar ikmal edilip bu konuda bilirkişi görüşüne başvurulmaksızın istemin olduğu gibi kabulü isabetli olmamıştır.
3- Yüklenici 6.4.2000 günlü cevap layihasında karşılık davasında yer alan istemleri içerisinde (3) no'lu paragrafta faturalar karşılığının tam ödenmediğini bildirerek bu kalemden 8.215.000.000 TL istemde bulunmuştur. Davacı karşı davalı ise buna cevabında sözleşmeden doğan ödemelerin yapıldığını bildirmiştir. Hükme dayanak raporun 14.9.2001 günlü ekinde ise bilirkişiler arasında muhasebeci olmadığından bu konuda görüş bildirilemeyeceği belirtilmiştir. Mahkemece hak edilen iş bedelinin ödendiğini ispat için iş sahibinin kanıtları istenilip icap eden inceleme ve değerlendirme yapılmadan hükme varılması yerinde değildir.
4- Birleşen davada PVC işlerinin kontrolörlük görevi için 2 milyar TL'lik sözleşme yapıldığı ileri sürülmüş, davalı iş sahibi böyle bir sözleşme bulunmadığını bildirmiştir. Bu konuda yüklenici 20.4.1999 günlü belgeyi ibraz etmiş, belgedeki imzaların kooperatif yetkililerine aidiyetini iddia etmiştir. Bu iddia üzerinde kurularak isticvap, gerekirse istiktap yapılmaması bir yana; bu konu ile birlikte elektrik direkleri ve panoları ve 5 bloğun giriş duvarlarının yüklenici tarafından yapıldığı iddiasının da kabul edilmemesi üzerine yüklenici vekilinin yemin teklifinin dikkate alınmaması suretiyle noksan araştırmayla karar verilmesi doğru olmamıştır.
5- Birleşen davada 1 no'lu dairede duşakabin bedeli olarak 90 milyon TL istenildiği halde bu hususta yanların kanıtı aranmadan, bilirkişi görüşü de alınmadan hüküm tesis edilmesi de usule aykırıdır.
Kabule göre de;
-Hükme esas alınan 28.11.2001 günlü bilirkişi raporunda davalı karşı davacı yüklenicinin kabule şayan görülen alacak kalemleri toplamı 6.014.000.000 milyon iken maddi hata sonucu rapora geçen 5.614.000.000 TL'ye hükmedilmesi,
HUMK. nun 388/ilk maddesi hükmünce gerekçeli kararda heyeti teşkil eden hakimlerin isimlerinin yazılmasında hataya düşülmesi bozma nedenidir.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4) ve (5). Bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalı karşı davacı yararına BOZULMASINA, 250.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacı karşı davalıdan alınıp davalı karşı davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı k.davacıya geri verilmesine, 27.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy