(2004 S. K. m. 72)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Serap Kuş geldi. Davalılar vekilleri gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalarda icra takibine ve davaya konu olan bononun arka yüzüne -teminat senedi- olduğu yolunda şerh konulduğunu, ancak bu şerhin senet arkasına yapıştırılan pulların altında kaldığını ileri sürerek bu hususun da araştırılmasını istemiş, mahkemece senedin vade tarihi üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı hususunda Adli Tıp Kurulundan görüş alındığı halde senet arkasında iddia edildiği şekilde bir şerhin varlığı ve bu şerhin yapıştırılan pulların altında kalıp kalmadığı yönünden bir inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmiştir.
Yanlar arasındaki protokolde her ne kadar müteahhidin arsa sahibinin 1/2 hissesinden yararlanma ve kullanma hakkına karşılık 7.5 milyon TL. ödeyeceği, ödemenin iki adet çekle yapıldığı, çeklerin 23.9.1994 vadeli 6 milyon TL, 7.10.1994 vadeli 1.5 milyon TL değerinde olduğu, verilen 7.5 milyon TL karşılığında arsa sahibinin 1.4.1995 vadeli senet tanzim ederek müteahhide vereceği yazılı ise de davacı protokolde yazılı bu miktarların eksik yazıldığını, Protokolde yazılı bu çeklerin gerçek meblağı Etibank'tan sorulmuş ancak bankanın fona devri nedeniyle bir sonuç alınamamış ise de bu çekleri ortağı olduğu Asray San. Tic. Ltd. Şti.ne vermiş olduğundan bu şirketin defter kayıtlarına da delil olarak dayandığını ileri sürdüğü halde adı geçen şirketin defter kayıtları üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden de eksik incelemeye dayalı olan karar bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 250 milyon TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 11.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy