(1086 S. K. m. 74)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat M. Z. davalı vekili avukat G. M. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece, hüküm altına alınan küsurları bir yana 42 milyar TL. yüklenicinin anlatımıyla -ilave işler- bedelidir. Bilirkişilerce, bu bedel, hiçbir gerekçe gösterilmeden ve tarafları bağlayıcı bir yanı olup olmadığı belirsiz olan belgede yazılı 23.079.525.285 TL.nın 1.65 katsayıyla çarpımı sonucu bulunmuştur.
İlave işler yüklenicinin sözleşme dışı olarak yaptığı işler sayıldığından bunlara sözleşme fiyatları uygulanarak fiyatları hesaplanamaz. Ayrıca, yine yanlar arasında bağlayıcı bir sözleşme bulunmadığından ortaya çıkan alacak tutarına katsayı uygulanması da yanlıştır. Hal böyle olunca, ilave işlerden davacı alacağının işlerin yapıldığı anlaşılan 1996, 1997, 1998 ve 1999 yılları mahalli rayiçlerine göre bulunması gerekir. O halde, bilirkişilerden değinilen doğrultuda araştırma ve incelemeyi içerir ve Yargıtay denetimine elverişli ek rapor alınıp ek işlerden davacı alacağı bu doğrultuda bulunmalıdır. Kuşku yok ki, bu hesaplar yapılırken, şayet, tarafları bağlayıcı bir belge ya da kesinleşmiş hakediş varsa bilirkişilerin ve mahkemenin hesaplamada bunları da gözetmesi zorunludur. Öte yandan, davacı alacağı olarak bulunacak hüküm altına alınan 10 adet konutun yapım işinden kalan 4.017.876.400 TL.nın da nasıl bulunduğu hususunda bilirkişi raporunda bir açıklık yoktur. Bu hesaplamanın da, Yargıtay denetimine olanak verir biçimde yapılması gerekir. Bilirkişilerin yetersiz raporu hükme dayanak alınarak davaların yazılı biçimde kabulü bozma nedenidir.
Kabule göre de; davacı, asıl davada fazla işlerden kaynaklanan alacağı 37.879.821.674 TL., ilave 10 konutun yapımından 4.017.874.400 TL., eksik işlerden kooperatifin kestiği 4 milyar TL. toplamından şimdilik 19.000.000.000 TL.nın tahsilini, birleşen davada ise alınan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak, fazla haklarıyla ilgili olarak 27.260.725.672 TL.nın tahsilini talep ettiği, bilirkişi raporuna göre, davacının ilave imalatlardan 42.242.851.272 TL., 10 konutla ilgili 4 ve 5 nolu hakedişlerden dolayı 4.017.874.400 TL. olmak üzere davacının toplam alacağı 46.260.725.672 TL. olarak bulunmuş olup davacının asıl davada alacağını 37.879.821.674 TL. olarak sınırlandırıp dava açtığı bir yana bırakılarak HUMK.nun 74 üncü maddesi hilafına istemin aşılması suretiyle davaların kabulü doğru olmadığı gibi, davada, teminat olarak kooperatif elinde bulunan 11 milyar TL. bedelli çekin istirdadı, davalıda kalan kalıpların aynen iadesi veya bedeli 1.000.000.000 TL.nın tahsili, giderildiği halde kooperatif tarafından eksik işlere karşılık tutulan 4 milyar TL.nın da tahsili dava konusu yapılmış iken bu istekler hakkında olumlu ya da olumsuz hükme varılmaması da yanlıştır.
Karar tüm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına, 250 milyon TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy