(657 S. K. Ek m. 34) (2547 S. K. m. 35)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılardan Alp Uğur Önalan ve Faruk Önalan vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı gelmedi. Davalılar Uğur ve Faruk Önalan vekili avukat Sami Kahraman ve avukat Yücel Efe geldiler. Diğer davalılar gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılardan Uğur ve Faruk Önalan avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı Alp Uğur Önalan'ın davacı Üniversite adına ABD'de İndiana Üniversitesi'nde 15.7.1996 ila 1.1.2000 tarihleri arasında master eğitimi yapmak üzere görevlendirildiği, süre bitiminde çağrıldığında, taahhüt ettiği zorunlu hizmeti yapmaktan kaçındığı ileri sürülerek alınan taahhütname gereğince yapılan giderlerin iki katı olan 81.400 ABD doları ile ilave olarak 17.662.082.000 TL.nın dava tarihinden yasal faiziyle, diğer davalılardan kefaletleriyle sorumlu oldukları miktarla sınırlı olarak birlikte tahsili dava edilmiştir.
Davalılar vekilince verilen cevapta, giderlerin talep edilen kadar olmadığı, sonradan yürürlüğe giren ve 4160 sayılı Kanunla 657 sayılı Kanuna ek 34.madde hükmünce giderlerin iki katının talep edileceğinden bahisle davanın reddi istenilmiş, mahkemece döviz ve TL cinsinden giderler toplamının 2 katının tahsiline fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına dair verilen karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 657 sayılı Kanuna ek 34. maddenin 4160 sayılı Kanunun 6.maddesi hükmünce kanunun yayım tarihi olan 5.8.1996 tarihinde yürürlüğe girdiği duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıktır. Davacının yurt dışına gönderilirken verdiği vekaletname ise 25.6.1996 tarihlidir. Özel Hukuk hükümlerince üstlendiği edimin daha sonra yürürlüğe giren yasayla bir taraf yararına değiştirilmesi düşünülemeyeceğinden mahkemece anılan yasa hükmüne göre karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Ne var ki davalı Alp Uğur Önalan 2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanunu hükümlerince yurt dışına gönderilmiştir. Bu yasa uyarınca üstlendiği zorunlu hizmeti yerine getirmediğinde, taahhütname vermemiş olsaydı 657 sayılı Yasanın 225. maddesince ödemekle sorumlu olduğu miktar kendisine yapılan giderler ile bunun %50 fazlası cezai şarttan ibarettir. Oysa taahhütnamede %100 cezai şart öngörülmüştür. Kurumca tek yanlı hazırlanmış ve genel işlem şartı niteliğinde konulan bu oranda cezai şartın fahiş olduğu ortadadır. Bu noktadan hareketle taahhütnamedeki cezai şartın B.K.nun 101/son maddesince ve hakkaniyete uygun bir biçimde indirilmesi suretiyle hüküm tesisi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmadığından temyiz edilen kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalılar Alp Uğur ve Faruk yararına BOZULMASINA, 250 milyon lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılar Alp Uğur ve Faruk Önalan'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı Alp Uğur ve Faruk Önalan'a geri verilmesine, 28.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy