(1086 S. K. m. 527) (YHGK. 19.03.2003 T. 2003/15-142 E. 2003/182 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, sözleşmesi uyarınca tayin edilmeyen ikinci ve üçüncü hakemlerin mahkemece seçimi istemine ilişkindir. Gerçekten, yanlar arasındaki sözleşmenin anlaşmazlıklar başlıklı 17. maddesinin (b) bendinde hakem kurulu 3 üyeden oluşur. Her iki taraf birer üye atarlar ve böylece atanan iki üye üçüncü üyeyi seçer. Üçüncü üye üzerinde anlaşılamaması durumunda veya taraflardan birinin 1 ay içinde bir üye atayamaması durumunda üçüncü üye veya ikinci ve üçüncü üye görevli ticaret mahkemesi tarafından atanır hükmü bulunmaktadır. Ne var ki, olayda davalı Belediye hakem tayinine ilişkin olarak açılan bu davanın karara bağlanmasından önce ve 3.5.2002 tarihinde hakemini bildirmiş ve Doç. Dr. Yavuz Kır'ın kendi hakemleri olarak atanmasını istemiştir. Hakem tayini davasındaki amacın hasım taraf adına mahkemece hakem atanmasını sağlayarak tahkim sürecini harekete geçirmek olduğu düşünülürse ve kural olarak tahkimde var olan tarafların irade üstünlüğü prensibi de dikkate alındığında dava açıldıktan, ancak, mahkemece açılan dava hükme bağlanmazdan evvel davalının hakem tayin edebileceğini kabul etmek uygun olur. Hal böyle olunca, davalı hakemi olarak 3.5.2002 günlü dilekçede ismi geçen kişinin atanması yerine sözleşmede kararlaştırılan süreden sonra da olsa ismi bildirilen davalı hakemi varken davalı hakeminin de mahkemece tayini iradi tahkim esprisine uygun düşmediğinden karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın davalı Belediye yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.10.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Yanlar arasındaki sözleşmenin Anlaşmazlıklar başlıklı 17. maddesinde, bu sözleşmenin uygulanması sürecinde idare ile Müşavir arasında meydana gelebilecek anlaşmazlıklar için tahkim yoluna gidileceği belirtilmiş, hakem kurulunun oluşumunu düzenleyen 17. mad.(b) bendinde ise aynen Hakem kurulu üç üyeden oluşur. Her iki taraf birer üye atarlar ve böylece atanan iki üye üçüncü üyeyi seçer, üçüncü üye üzerinde anlaşılmaması durumunda veya taraflardan birinin bir ay içinde bir üye atayamaması durumunda, üçüncü üye veya ikinci ve üçüncü üye görevli Ticaret Mahkemesi tarafından atanır. hükmüne yer verilmiştir.
Davacı Müşavirlik ve Kontrollük Hizmetleri Ortak Girişimi davalı Belediye ile akdolunan 29.4.1993 günlü sözleşmenin uygulanması ile ilgili olarak ortaya çıkan anlaşmazlık nedeniyle sözleşmenin 17/b maddesi uyarınca kendi hakemini seçerek Ankara 41. Noterliğinin 9.3.2002 gün ve 09635 Sayılı ihtarı ile davalıya bildirmiş ve davalıdan süresinde hakemini atayarak bildirmesini istemiş, ihtar davalı idareye 11.3.2002 tarihinde usulen tebliğ edilmiştir. Davalı idare ihtarın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde kendi hakemini seçip davacıya bildirmemiş, davacı ortak girişim 2. ve 3. hakemin atanması için 19.4.2002 tarihinde iş bu davayı açmıştır.
Davalı İdare sözleşmede kararlaştırılan 1 ay içinde hakemini seçmediğinden artık bu hakkı düşmüştür. 1 aylık sürenin geçmesini müteakip 3.5.2002 tarihinde hakemini seçmiş olsa bile bu seçim geçerli değildir. Karşı tarafın hakemi ile üçüncü hakemin mahkeme tarafından seçilmesi doğrudur. (HGK.22.12.1948 gün 94-66, HGK.11.2.1959 gün 16-5 Sayılı kararları). Bu nedenle mahkeme kararının onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy