(818 S. K. m. 101, 355, 366)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesine dayanmaktadır. Davacı, davalının otomobiline LPG donatımı yaptığını, kararlaştırılan bedelin 1350 DM olduğunu, bundan 655 DM'nin ödenmediği bildirip, yaptığı takibe vaki itirazın iptalini, davalı ise, kararlaştırılan iş bedelinin ödendiğini savunup davanın reddini istemiştir. Davanın kabulüne dair verilen karar, davalı yanca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Eser sözleşmesinde, işin yapılıp teslim edildiğinin ispatı yükleniciye, iş bedelinin ödendiğini ispat külfeti de iş sahibine aittir. Davalı, yapılan işin bedelinin ödendiğini ileri sürmüştür. Ancak talep edilen miktara göre yasanın öngördüğü belgeyle savunmayı kanıtlayamamıştır. Ne var ki davacı da iş bedelinin 1350 DM olduğu iddiasını kanıtlayamamış, bu miktardan 655 DM ödenmediğini iddia etmiş olmakla kalan 695 DM'nin ödendiğini kabullenmiştir. O halde, davalı, 695 DM'nin ödendiğini ispat yükünden kurtulmuştur.
Öte yandan, kararlaştırılan bedelin 1350 DM olduğu, yanlar arasında çekişmeli olduğuna göre bedelin BK.366. maddesi uyarınca, bilirkişi marifetiyle tayin edilmesi gerekir. İşin yapıldığı tarih ve yerde rayiç bedelin DM cinsinden ne olacağının bilirkişi marifetiyle tayin ettirilmesi, 695 DM'nin ödendiği dikkate alınarak, karşılaştırma yapılıp sonucuna göre hükme varılması gerekirken bu husus gözden kaçırılarak, davalının iş bedelinin 1350 DM olduğu şeklinde kabulü varmışçasına, sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
3- Kabule göre de; işin yargılamayı gerektirdiği alacağın miktarının likid olmadığı hususu gözden kaçırılarak icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve takipten önce BK.'nın 101.maddesinde öngörülen biçimde, bir ihtarın varlığı ileri sürülmemiş, bu suretle davalı, ancak takiple direngen duruma düşmüş olduğu halde, birikmiş faiz istemini de içeren, takibin aynen devamına karar verilmesi yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2.ve 3.bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy