(818 S. K. m. 106, 355) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı-k.davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yanlar arasında yapılan ve Borçlar Yasası'nın 355. maddesi hükmü uyarınca ve hukuksal niteliğince bir eser sözleşmesi olan; kapsamının doğruluğu taraflarınca da kabul edilen 3.4.2000 günlü sözleşme gereğince, davacı-karşı davalı 10 adet 31,5 KV 250 KVA dağıtım trafosunu imal ederek, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren (60) gün içinde davalı-karşı davacı iş sahibine teslim etmeyi yüklenmiştir.
Yüklenici davacı-karşı davalı davasında davalının sözleşmenin feshi bildiriminin haksız olduğunun tespiti ile sataşmasının önlenmesine ve ayrıca gelir kaydedilen (1.297.000.000) TL. teminatın iadesine; karşı davacı-davalı ise karşı davasında, (2.970.000.000) TL. tutarındaki menfi zararının ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, yüklenicinin davasının reddine; iş sahibi karşı davacının davasının ise kabulüne karar verilmiş ve verilen hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, yanlar arasındaki sözleşmenin 14. ve 21. maddelerine dayalı olarak, yüklenicinin ediminin ifasında direngen olması sebebiyle, iş sahibi karşı davacı sözleşmenin feshi bildiriminde bulunmuştur. Ayrıca, karşı davacı Meram Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu, davacı yüklenicinin iki yıl süre ile yapacakları ihalelerine katılmasının yasaklanmasına, 9.8.2000 gün ve 16-82 sayılı kararı vermiştir. Yüklenici davacı tarafından, bu kararın iptali amacı ile açılan dava sonucu; Konya İdare Mahkemesinin 2000/1459 Esas ve 2001/184 Karar sayılı hükmü ile sözü edilen idari işlemin iptaline karar verilmiştir. Ancak, bu idare mahkemesince verilen kararın kesinleştiğini gösterir, dosya kapsamında bilgi, belge ve kayıt bulunmamaktadır.
Konya İdare Mahkemesi'nin 2000/1459 E. sayılı hükmünün kesinleşmesi halinde gerekçesinde yer alan; ....davacı firmanın süresinde teslim edemediği 10 adet trafonun hazır olduğu 7.7.2000 gününde davalı MEDAŞ yetkililerince (2005051) nolu transformatör kısa devreye karşı mekanik dayanım testi için seçilerek mühürlendiği, bu hususun davalı kurum tarafından mücbir sebebin kabulü anlamına geldiği, bunun üzerine davacı tarafından dava dilekçesi ekinde (4) yer alan 10.7.2000 tarih ve 000875 numaralı sevk irsaliyesiyle söz konusu numunenin CESİ laboratuarına gönderildiği, ancak gecikmenin nakliye, gümrük ve İtalya'daki firmanın bildirmiş olduğu test tarihinden kaynaklandığı, bu sebeple davalı Kurumun mücbir sebep olarak kabul ettiği, 7.7.2000 tarihinden sonraki gecikme de davacı şirkete yüklenilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı sonucuna varılmıştır... içerikli tespitlere göre, işin teslimindeki gecikmenin haklı sebeplere dayandığının ve yüklenicinin direngen olmadığının kabulü gerekecektir. Çünkü, belirtilen hususlara yönelik olarak, İdare Mahkemesinin söz konusu kararı kesinleştiğinde HUMK. nun 237. maddesi hükmü gereğince, yanlar arasında kesin hüküm teşkil eder.
Kesin hüküm olumsuz dava koşuludur. Kamu düzeni gereği olarak, mahkemece kesin hüküm yargılamanın her aşamasında doğrudan gözetilir. Eser sözleşmesi, karşılıklı haklar sağlayan ve borçlanmayı içeren iki taraflı sözleşmelerdendir. Somut olayda, Borçlar Yasasının 106. maddesi hükmüne dayalı olarak iş sahibi davalı-karşı davacı tarafından sözleşmenin feshi bildiriminde bulunulmuştur. İki taraflı sözleşmelerde haklı fesih sebepleri gerçekleşmedikçe; taraflardan birinin tek yanlı olarak sözleşmenin feshine yönelik irade bildiriminde bulunması, diğer tarafça kabul edilmedikçe onu bağlamaz. Olayda, saptanan ve hukuksal durum bu olunca da; yüklenicinin, sözleşme koşulları yönünden direngen olup olmadığının; buna göre iş sahibinin sözleşmeyi bozmasında haklı olup olmadığının takdiri için sözü edilen idari yargı kararının kesinleşip kesinleşmediğinin mahkemece saptanması ve taraflarca sunulan deliller değerlendirilerek ve yukarıda açıklanan hususlar da gözetilerek davalar hakkında hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verildiğinden, hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı-karşı davalının temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalıya geri verilmesine, 13.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy