(818 S. K. m. 106)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k. davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı Çetin Başlıkaya ile davalı vekili avukat Asil Türk ve avukat Bülent Ayhan geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı asil ile davalı avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-k. davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasındaki 10.3.1988 günlü biçimine uygun düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi arsa sahibi olan davalı ve karşı davacı tarafından 28.6.1990 tarihinde feshedilmiş, böylelikle BK.nun 106. maddesindeki seçimlik yetki arsa sahibi tarafından akdin feshi ve menfi zararların istenebilmesi doğrultusunda kullanılmıştır.
Arsa sahibi davalı ve karşı davacının 14.6.2001 günlü dilekçesinde açıkladığı vaat edilen ev kirası bedeli dışındaki talepleri borçlunun edayı gereği gibi yerine getirse idi alacaklının mal varlığı ne durumda olacak idi ise, bu durumla halen bulunduğu durum arasındaki farklarla, başka bir deyişle müsbet zararla ilişkili olduğundan, sözleşmeyi fesheden arsa sahibi bu tür talepleri daha açığı müsbet zararının tahsilini isteyemez.
Ne var ki; yanlar arasındaki 10.3.1998 günlü sözleşmenin 13. maddesinde yüklenici inşaat süresi içerisinde arsa sahibine oturacağı dairenin kira bedelini ödemeyi yükümlendiğinden, ruhsatın alındığı 4.4.1988 tarihinden sözleşmenin feshedildiği 28.6.1990 tarihine kadar geçecek dönem için kira bedeli isteyebilir. Çünkü, bu tür bir zarar, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesinden ötürü, güvenin boşa çıkmasından dolayı uğranılan başka bir ifadeyle, menfi zarardır. Şayet, az yukarıda açıklanan dönemde ödenmesi gereken kira, sözleşmesine rağmen yüklenici tarafından ödenmemişse bu dönem için hesaplanacak makul kira parasının arsa sahibi lehine hüküm altına alınması gerekir. O halde, taraflardan bu döneme hasren delilleri istenip toplanarak sonucuna uygun değerlendirme yapılıp bu kalem istek hakkında bir karar verilmelidir. Eksik araştırma ve inceleme ile bu bölüm istemin de reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, 275.000.000 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı-k. davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy