(6183 S. K. m. 70)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Vergi Dairesince açılan tasarrufun iptali davası borçlunun beyan ettiği mallarının borcuna kifayet ettiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Gerçekten de borçluya ait tapulu bir ev mevcut ise de davacı idare 6183 Sayılı Yasanın 70. maddesi uyarınca haczedilemeyeceğini, bu nedenle borçlunun mallarının borcuna yetmediğini ileri sürmektedir. Aynı Yasanın 70/11. maddesi uyarınca borçlunun haline münasip evi ancak evin değeri fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek bir kısmı borçluya bırakılmak suretiyle haczedilerek satılabilir. Görüldüğü gibi haline münasip evin haczedilip satılabilmesi için mahcuz evin değerinin borçlunun haline münasip evin bedelinden daha fazla olduğunun tespit olunması gerekir. Hal böyle olunca mahkemece bu yolda inceleme yapılıp, değerine göre borçluya ait evin haciz ve satış imkanının bulunup bulunmadığının bilirkişi vasıtası ile belirlenerek satışı mümkün ise artan miktarın alacağı karşılamadığının anlaşılması halinde, davalıların yakın akrabalıkları nedeniyle mal kaçırma amacı ile hareket ettikleri benimsenip davanın kabulü, aksi takdirde reddine karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan davanın eksik inceleme ile reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 14.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy