(818 S. K. m.101/2, 113/2)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, iş bedellerinin geç ödenmesi nedeniyle hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla yapılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durması sonucu, itirazın iptali icra takibinin devamı istemiyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 13.4.1999 tarihli sözleşmede ödemelerin yapılacağı tarih konusunda kesin bir vade bulunmamaktadır. Sözleşmenin 13. maddesinde yer alan hüküm, BK.nun 101/II. maddesi anlamında kesin vade niteliğinde değildir. Davacı hakedişleri itirazi kayıt koymadan imzalamış, davalıya ihtarname gönderip iş bedelleri yönünden temerrüde düşürmemiştir. İş bedellerinin tamamını çeşitli tarihlerde, faiz hakkının saklı olduğunu belirtmeksizin, itirazi kayıtsız tahsil ettiğinden, BK.nun 113/II. maddesine göre de faiz isteme hakkı kalmamıştır. Bu durumda davanın tümden reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekli görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 1.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy