(3095 S. K. m. 1)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Mahkemece hüküm altına alınan alacağa dava gününden itibaren kanuni faiz yürütülmüştür. Davacı dava dilekçesi ile 28.5.2002 günlü ıslah dilekçesinde alacağa reeskont ve avans faizi oranında faiz yürütülmesini talep ettiğinden tarafların sıfatı ve işin niteliğine göre hüküm altına alınan alacağa 3095 S. Yasanın 4489 S. Kanunla değişik 1. maddesinde belirtilen kısa vadeli avans faizi uygulanması gerekirken kanuni faiz yürütülmesi doğru olmadığı gibi mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki alacak kalemleri toplamı 35.260.000.000 TL olduğu durumda maddi hataya dayalı olarak 34.260.000.000 TL kabul edilmesi usul ve kanuna aykırı görülmüş, kararın bu yönlerden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı yüklenici temyizine gelince; asıl dava 23.2.2001 gününde açılmış, 25 milyar TL.nın tahsili istenmiştir. Davalılar 28.5.2002 günlü ıslah dilekçesi ile harcını yatırmak suretiyle saklı tutulan 11.560.000.000 TL.nın da tahsilini talep etmişlerdir. Mahkemece asıl davadaki talep kısmına dava gününden ıslahla talep edilen kısma ise ıslah gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken hükmedilen alacağın tamamına ilk dava gününden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca; yanlar arasındaki sözleşmenin 25.md.de müteahhidin kendisine ilişkin dairelere, dükkan ve bölümlere her ne yaparsa ve her ne değişiklik uygularsa aynısını arsa sahiplerinin daireleri ile dükkanına yapacağı yazılıdır. Davadan önce davacılar talebi ile yaptırılan tesbitte alınan bilirkişi raporunda müteahhidin kendisine ilişkin dükkan tavanına alçıpandan asma tavan ve iki adet alüminyumdan camekanlı bölme, çatı tavanına lambri meşe kaplama yaptığı, bu işler bedelinin ise 1.600.000.000 TL olduğu belirtilmiştir. Davalı yüklenici sözü edilen bu işlerin kiracı tarafından yaptırıldığını savunmuş, mahkemece alınan 14.11.2001 günlü raporda ise davalının proje harici sonradan yaptığı asma tavan ile camekanlı bölmenin inşaatın genelini ilgilendirmeyeceği, sonradan yapılan zevkle kullanıma bağlı bir imalat olduğu açıklanmıştır. Hal böyle iken davalının kendi dükkanına yaptığı alçıpan, asma tavan ve alüminyum cam bölme bedeli olarak 1.600.000.000 TL.ya hükmedilmesi de usul ve kanuna aykırı görülmüştür.
Sonuç: Yukarda 1. bentte yazılı sebeplerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle hükmün davacılar yararına, 3. bentte açıklanan sebeplerle de davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 10.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy