(1086 S. K. m. 237, 275)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekilleri avukat T.Ö. ve A.Ö. ile davalı vekili avukat M.K. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Kural olarak Sayıştay; uyuşmazlıkları çözümle görevli bir yargı yeri değil, devlet harcamalarını denetlemek, hesap ve işlemlerini sonuçlandırmakla görevli anayasal bir kurumdur. HUMK.'nun 237. maddesinde düzenlenen kesin hüküm, muhakeme yetkisine haiz mahkemelerin verdikleri ve kesinleşmiş kararlar bakımından söz konusudur. Sayıştay'ın zimmet çıkaran kararı mevcut davanın taraflarını bağlamaz. Gerek asıl ve gerekse karşı davada taraflar iddia ve savunmalarını mahkeme huzuruna Sayıştay kararı ile bağlı olmaksızın getireceği delillerle kanıtlayabileceklerinden eldeki davada bu deliller incelenmelidir. Kuşku yok ki bu incelemede Sayıştay kararında ortaya konan olgu ve bulgular da değerlendirilebilir. O halde, mahkemece, konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna iddia ve savunma doğrultusunda inceleme yaptırılmalı, her iki dava bakımından sonucu dairesinde bir hükme varılmalıdır. Ortada kesin hüküm varmışçasına davaların yazılı şekilde reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda izah edilen sebeplerle davalı-karşı davacı yararına bozulmasına, 275.00.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacı-karşı davalıdan alınıp davalı-karşı davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacıya geri verilmesine, 20.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy