(2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı ve davalılardan A, F, D vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraflar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, eğitim giderinin ödetilmesi için yapılan takibe itirazın iptali istemiyle açılmıştır.
13.12.1996 tarihli yüklenme senedinin 4.maddesinde, davalı A, toplam 70.000 ( Yetmişbin Amerikan Doları ) USA dolarlık meblağı aynen ödemeyi, 24.8.1994 tarihinden itibaren sözkonusu istihkaklar üzerinden gerçekleştirilecek yıllık %5 faizini US doları olarak aynen, yine US doları üzerinden yıllık %10 oranında fiilen ödeme yapıncaya kadar işleyecek temerrüt faizini US doları olarak aynen, vs. ödemeleri derhal ve bir defada ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Davacı banka, davalının istemi üzerine hazırlanan 22.12.1997 günlü protokol ve eki ödeme planını davalının imzalamadığını, ancak ödemelerini bu plana göre yapmaya başlamakla zımnen kabul ettiğini iddia etmiş ise de davalılar cevaplarında, imzaları bulunmayan protokolün kendilerini bağlamayacağını savunmuş, zımni kabulleri olmadığını bildirmişlerdir. Bu nedenle protokolün bağlayıcılığından sözedilemez.
Davacı, 26.11.1999 tarihli takip talebinde 79.624.93 USD dolarının 2.10.1999 tarihinden itibaren %10 USD faiziyle tahsilini istemiş, davalılarca alacağın miktarının mahkemece belirleneceği v.s. gibi nedenlerle itiraz edilmesi üzerine takip durmuştur. Görülüyor ki taraflar arasında borç tutarı konusunda uyuşmazlık vardır. Nitekim mahkemece, gerçek borç tutarının hesaplanması için iki ayrı bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ek raporlar alınmıştır. Nevar ki, hükme esas alınan 21.9.2001 tarihli bilirkişiler raporundaki hesap şekli, 13.12.1996 tarihli protokolün 4.maddesine uygun olmadığı gibi davalı ödemeleri de dayanağı belgeler gösterilmek suretiyle bulunmuş değildir. Rapor bu haliyle hükme esas kabul edilemez. Tarafların itirazları da ek raporlarla tatmin eder şekilde cevaplandırılmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş, yukarıda sözü edilen protokolün 4.maddesi çerçevesinde davalının faizleriyle birlikte gerçek borç tutarını hesaplamak, bundan belirlenen ödemeler toplamının düşülmek suretiyle davacının gerçek alacağını bulmak, oluşacak sonuç çerçevesinde hükme varmaktan ibarettir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Takibe konu alacak tutarı bilirkişi incelemesiyle, yargılama sonucu belirlenecektir. Bu durumda likit bir alacağın varlığından söz edilemeyeceğinden davalıların %40 oranında icra inkar tazminatından sorumlu tutulmaları usul ve yasaya aykırı olup karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda ( 1. ) bentte yazılı nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2. ) bentte yazılı nedenlerle taraflar yararına, ( 3. ) bentte yazılı nedenlerle davalılar yararına mahkeme kararının BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 26.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy