(1086 S. K. m. 73, 74)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat A. G. ile davalı vekili avukat Y. Ö. geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle yanlar arasındaki biçimine uygun düzenlenmeyen 1.11.1987 günlü sözleşmenin tapu devri suretiyle geçerli hale gelmesine göre tarafların diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davada sözleşme uyarınca arsa sahibine bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümlerdeki eksik işler bedeli olan 7.500.000.000 TL.nın tahsili istenmiştir.
Gerçekten sözleşmenin 4. maddesinde dairelerin kooperatif genel kurul ve yönetim kurulunca tespit edilecek şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümden; davalı kooperatifin üyeleri için ne nitelikte bağımsız bölüm yapacaksa arsa sahibi içinde aynı nitelikte bağımsız bölüm yapımını taahhüt ettiği sonucu çıkmaktadır. Davacının eksik işler isteminin bilirkişiye bu yoruma uygun incelettirilmesi gerekir. Ne var ki, gerek keşif tutanağından gerekse bundan sonra düzenlenen bilirkişi raporundan incelemenin tüm bağımsız bölümler gezilip görülerek değil bazı bağımsız bölümler emsal alınarak yapıldığı, üstelik 5 parseldeki 13-14-15 numaralı bağımsız bölümlerin yapılan hesaplamaya dahil edilmediği görülmektedir. Bu durumda mahkemece, yerinde keşif de yapılarak davacıya bırakılan bağımsız bölümler ayrı ayrı gezilip görülerek yorumu az yukarıda yapılan sözleşmenin 4. madde hükmü çerçevesinde davacının isteyebileceği eksik ve ayıplı işler bedeli bilirkişilerden alınacak ek raporla hesaplattırılmalı, HUMK'nun 74. maddesi hükmünce isteğin aşılmaması koşuluyla bu talep hükme bağlanmalıdır. Değinilen yönlerin gözetilmemesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Bundan ayrı dosyada sadece davalı kooperatif adına tesis olunan kat irtifak tapu kayıt örneği mevcuttur. Mahkemece de bu tapu kaydı asıl tutularak davacının kayıt iptal ve tescil istemi değerlendirilmiştir. Oysa, hem keşif tutanağından hem bilirkişi raporundan bağımsız bölümlerde kooperatif üyelerinin oturduğu anlaşılmaktadır. Şayet ferdileşme varsa mevcut kayıtlar üyeler üzerine geçirilmiş olabileceğinden bu yön üzerinde de durularak tapu kayıt örnekleri getirtilmeli, kooperatif üzerindeki kayıtlar üye olan 3. kişilere geçirilmişse bunların da davaya katılımı sağlanıp arsa sahibi davacının tapu iptal ve tescil istemi bundan sonra değerlendirilmelidir. İstemin eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak kabulü de doğru olmadığından kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün taraflar yararına bozulmasına, 275.000.000'er TL. duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak karşılıklı olarak birbirlerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 07.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy