(3194 S. K. m. 32, 42)
Dava : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı k.davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı k.davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Eldeki dava ile birleşen 1998/490 esas sayılı davada davacı arsa sahipleri bodrum kattaki kendilerine ait bölüme davalı yüklenicinin malzeme koymak suretiyle el attığını ileri sürerek müdahalesinin menine karar verilmesini istemiş, davacı arsa sahipleri aşamalardaki beyan ve dilekçelerinde ise el atılan bölümün kömürlük ve sığınak olarak kullanılması gereken ortak yerlerden olduğunu ileri sürerek müdahalenin menine ilişkin istemlerini tekrarlamışlardır. Davalı yüklenici ise bu bölümün kot farkı nedeniyle ortaya çıktığını, binada kat irtifakı tesis edildiğinden bu bölümle ilgili ihtilafın Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bu bölümün projesine göre kapalı sığınak alanı olması gerekirken, sonradan dışarıya kapı açılarak davalı yüklenici tarafından depo olarak kullanıldığı gerekçesiyle müdahalenin menine ve bu yerin boş olarak davacı arsa sahiplerine teslimine karar verilmiştir.
Yanlar arasında biçimine uygun olarak yapılmış kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunduğundan ve uyuşmazlığın bu sözleşme çerçevesinde çözülmesi gerektiğinden davalının mahkemenin görevine dair itirazları yerinde değildir. İnşaat mühendisi Mustafa Ö. tarafından düzenlenen raporlarda dava konusu bölümün 2.nci bodrum katta yer aldığı, tasdikli projede 2.nci bodrum katın bulunmadığı, bu bölümün proje harici kaçak olarak yapıldığı, muhtemelen iskan ruhsatının alınmasından sonra da duvarın kırılması suretiyle dışarıya kapı açıldığı bildirilmiştir.
Kamu düzenine ilişkin olan imar yasalarına göre binaların tasdikli projelerine uygun olarak yapılması zorunludur. Mahkemelerce, proje harici yapılan kaçak bölümlere meşruiyet kazandıracak şekilde hükümler verilemez. O halde mahkemece; 2.nci bodrum katın proje tadilatı suretiyle yasal hale getirilip getirilemeyeceğinin ilgili belediyeden sorulması ve bu konuda bilirkişiden ek rapor alınması, yasal hale getirilmesi mümkünse tadilat projesi düzenlettirilip yasal hale getirilmesi için taraflara mehil verilmesi, yasal hale geldiğinde davalı yüklenicinin müdahalesinin menine karar verilerek tüm kat maliklerinin kullanımına açılması, yasal hale getirilmesi mümkün değil ise veya verilen mehil içerisinde yasal hale getirilmemiş ise; binanın projesine uygun hale getirilmesine ilişkin dava hakları ( yıkım ) saklı kalmak suretiyle meni müdahale isteminin reddine karar verilmelidir.
3- 1998/490 esaslı karşı davada ve 2000/990 esaslı ek davada hüküm altına alınan eksik işler bedeli binanın ortak yerlerine ilişkindir. Davacı arsa sahipleri binanın ortak yerlerine ait eksik işler bedelinden yalnızca paylarına düşen kısmı talep ve dava edebilirler. Mahkemece hükme esas alınan 12.10.1999 günlü raporu düzenleyen bilirkişilerden ek rapor alınarak, saptanan 564.122.633 TL eksik işler bedelinden davalı k.davacı arsa sahiplerinin payına sözleşme hükümlerine göre ne miktar düştüğü saptanmalı ve sonucuna göre hükme varılmalıdır. Yazılı biçimde ortak yerlere ait eksik işler bedelinin tamamına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
4- Davalar birleştirilmiş olsa dahi bağımsızlıklarını koruduğundan her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalıdır. 1998/490 ve 2000/990 esaslı davalarda ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması usule aykırıdır.
5- 2000/990 esaslı ek karşı davada alacağa faiz yürütülmesi talep edilmiş, faizin başlangıç tarihi gösterilmemiştir. Yargılama sırasında verilen 18.12.2000 günlü dilekçede ise faizin sözleşmeye göre eserin teslim edilmesi gereken 8.8.1996'dan itibaren uygulanması istenmiştir. Ek davanın açıldığı 2.10.2000'den önce davalı yüklenici ihtarla temerrüde düşürülmediğinden ve saklı tutulan haklar bakımından ilk dava tarihi temerrüt oluşturmayacağından faizin ek davanın açıldığı 2.10.2000 yerine ilk davanın açıldığı 29.9.1998'den başlatılması da doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) bentte yazılı nedenlerle davacı ve k.davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, 4 ve 5. bentler uyarınca hükmün temyiz eden davacı ve k.davalı Şevket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı k. davalıya geri verilmesine, 16.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy