(2004 S. K. m. 277, 278, 280)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacılar ve davalı Edip Sağlam vekillerince temyiz edilmiş davacılar vekili duruşma istemiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat İlhan Masarifoğlu ile davalı Edip Sağlam vekili avukat Seyit Erbil geldiler. Davalı Hilmi Ö. vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle dava konusu edilen icra takiplerinden 1998/171-172-173 ve 174 nolu olanlarında davalı Edip Sağlam'ın borçlu olarak yer almaması nedeniyle bu icra takipleriyle ilgili tasarrufun iptali davalarının reddi sonucu itibariyle doğru bulunmakla, davacı ile davalı Edip Sağlam'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Diğer icra takipleri ile ilgili iptal istemine gelince; bu dosyalarda davalı Edip borçlu olarak bulunmaktadır. Aleyhinde yapılan pek çok icra takipleri sonucunda hakkında hacizler uygulanmış ve acze düştüğü görülmüştür. Yine icra takiplerinin çeklerde yazılı tarihlerden önce yapılmış olması karşısında alacağın daha önceki ilişkilerden -buğday satımından- kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davalıların Mustafa Hilmi Ö.'ün borçlu davalının muhasebecisi olduğu dosyada mevcut beyanlarla sabittir. Muhasebecilik yapan bir kişinin borçlunun mali durumunu, mal kaçırma amacıyla tasarrufu yaptığını bilmesi gerekmektedir. Esasen yargılama sırasında da bu şekilde beyanda bulunulmuştur. Bu durumda olayda İİK. nun 280. maddesindeki şartların oluşması nedeniyle (1. maddede sözü edilen icra takipleri dışındaki takibe) konu alacaklar için açılan tasarrufun iptali davalarının kabulüne karar verilmesi yerine bu takiplere ilişkin davaların dahi red edilmesi doğru bulunmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabul şekli itibariyle; tasarrufun iptali davalarında mahkemece alınacak yargılama harcı ve takdir olunacak vekalet ücreti hesabında takibe konulan alacağın miktarı ile tasarrufa konu edilen taşınmazın değerinden hangisi az ise o miktarın esas alınması gerektiği gibi aslında birlikte açılmış ise de her takibin ayrı ayrı nitelendirilerek harcın ve vekalet ücretinin takdiri gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan hesaplama yapılması doğru olmamış kararın davalı Edip yararına bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı ile davalı Edip'in sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı alacaklılar, 3.bent uyarınca da davalı Edip yararına BOZULMASINA, 275 milyon TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya, yine aynı miktar vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Edip'e verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacılar ve davalı Edip Sağlam'a geri verilmesine, 07.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy