(6100 S. K. m. 371)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı arsa sahipleri, davalının yükümlendiği inşaatı süresinde tamamlayamadığını, eksik işler bedeli, kira alacakları ve otopark yerine yapılan dükkandan paylarına isabet eden kira alacağı ile otopark yapım bedelinin ödetilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı yüklenici, eksiksiz olarak davacı dairelerinin teslim edildiğini, fazla işlerin mahsubuyla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece inşaat mühendisi bilirkişiden alınan 22.5.2001 tarihli 2.ek rapora göre, eksik bırakılan çatı katı döşeme kaplaması bedeli 217 milyon TL ile çatı arası piyesinin yapılması için sarfı gereken 3.916.800.000 TL toplamı 4.133.000.000 TL davacılar alacağına karşın davalının terasta projeye aykırı(kaçak) yaptığı fazla inşaat bedeli 3.968.000.000 TL.nin mahsubuyla 165 milyon TL davacılar alacağının kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 14.3.1989 tarihli sözleşmeyle, 1 bodrum, zemin ve 3 normal kattan ibaret inşaatın temel üstü ruhsatından itibaren 20 ay içerisinde anahtar teslimi koşuluyla tamamlanması, 2. ve 3. normal kat ile 3. normal kata ilave olarak yapılacak dublex dairelerin arsa sahiplerine verilmesi, gecikme halinde yüklenicinin daire tamamına 800.000 TL ödemesi kararlaştırılmıştır. Kat karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde inşaatın süresinde tamamlanıp teslim edildiğini kanıtlamak yükleniciye aittir. Dairelerin anahtar teslimi koşuluyla arsa sahiplerine teslimi kabul edildiği halde halen iskan ruhsatının alınmadığı ihtilafsızdır. Öte yandan hükme dayanak bilirkişi raporunda yüklenicinin projeye aykırı(kaçak) yaptığı inşaat bedeli fazla iş kabul edilerek saptanan eksik işler bedelinden mahsupla sonuca gidilmiştir. Oysa imar mevzuatı gereği kaçak yapılar kamu düzenine aykırılığı nedeniyle proje tadilatıyla yasal hale getirilmedikçe belediyece yıkımı gerektiğinden bedeli talep edilemez.
Bir başka deyişle yıkılacak yapının ekonomik değerinden söz edilemeyeceğinden hükme esas alınması doğru olmamıştır. Yine otopark olarak projelendirilen ortak alanın bağımsız bölüme dönüştürülüp kullanılması ve kira talep edilmesi de mümkün değildir. Ayrıca bilirkişinin asıl ve 1.ek raporundaki rakamların üstünde dayanağı ve çelişkinin nedeni denetime elverişli şekilde açıklanmayan 2.ek raporuyla hükme varılması da yanlış olmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş, az yukarda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak, yorumda yardımcı olmak üzere aralarında hukukçunun da bulunduğu yeniden seçilecek üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak hükme varmaktan ibaretken, eksik incelemeye dayalı, çelişkili raporlarla yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Faiz başlangıç tarihinin gösterilmemesi de kabul biçimi yönünden doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 12.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)