(3194 S. K. m. 21, 26, 32, 42) (818 S. K. m. 19, 20, 106) (2863 S. K. m. 65)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Kastamonu 1.Noterliğince zorunlu şekil koşuluna uygun olarak ve düzenleme şeklinde düzenlenen 23.7.1993 tarihli ve 10389 yevmiye numaralı, davacılar ve dava dışı diğer müşterek paydaşlarla davalı yükleniciler arasında yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi hükümlerine göre, yüklenici davalılar, Kastamonu, Merkez Saraçlar Mahallesi, Hacı Dede Sokağında bulunan ve 42 Pafta, 237 ada ve 131 parsel sayılı taşınmaz üzerine 2 blok halinde, 6 katlı ve 24 daireli binayı inşa etmeyi ve A bloktaki 4 nolu daireyi davacı Pakize Ambarcıoğluna, D blok 3 nolu daireyi Melahat Toygar'a ve C blokdaki 6 nolu dairenin ise 1/6 hisselerini, 1997 yılı inşaat mevsimi sonuna kadar yapmayı ve her birine ayrı ayrı teslim etmeyi yüklenmişlerdir.
Sözleşmenin, yapılacak olan inşaatın özellikleri bölümünde ise; İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre, inşaat yapılacak taşınmaza ancak beş kat inşaat yapılabileceği açıklandıktan sonra, yasal koşulların olanak vermesi halinde 6.katın yapılabileceği taraflarca öngörülmüştür. Oysa, yapılan 6.katın yasal duruma getirilmesi sözleşmenin yapıldığı tarihteki 3194 Sayılı İmar Yasası ve 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümleri gereğince olanaksızdır.
3194 Sayılı Yasanın 21. maddesi hükmü gereğince; 26. maddesindeki istisnalar hariç, tüm inşaatların yapımı, yerel yönetimlerin iznine tabidir. Aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca da, ruhsat alınmadan yahut alınan ruhsata aykırı olarak yapılan yapı ve eklentileri, "kaçak" sayıldığından, yasal duruma getirilmesine olanak bulunmaması ya da verilen süre içinde ruhsata uygun hale getirilmemesi durumunda yerel yönetimlerce yıktırılır. Ayrıca, "kaçak yapı" yapılması "imar suçunu" oluşturduğundan İmar Yasasının 42. maddesi gereğince de ceza yaptırımı uygulanır. 2863 Sayılı Yasaya aykırı olarak yapı yapılması da, bu yasanın 65. maddesinde tanımlanan suçu oluşturur. Anılan bu yasa hükümleri, emredici hukuk kuralları olup, kamu düzeni gereği, yargılamanın her aşamasında mahkemece doğrudan gözetilmek gerekir. Bu sebeplerle ve Borçlar Kanununun 19/2 ve 20/2. maddeleri gereğince, yanlar arasındaki sözleşmenin inşaatın 6.katının yapımı ile ilgili kısımları batıldır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da, davacılar, Borçlar Yasasının 106. maddesine dayanarak batıl sözleşme kısmının ifasını ve buna bağlı gecikme tazminatının ödetilmesini isteyemezler. Açıklanan bu hususlar gözetilmeden; ( C ) Blok ( 6 ) nolu daire için gecikme yani kira tazminatı istemine ilişkin davanın reddi yerine, kabulüne karar verilmesi yanlış olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1. ) bentte açıklanan sebeplerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2. ) bentte belirtilen nedenlerle de hükmün temyiz itirazlarının kabulü ile davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 6.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy