(2004 S. K. m. 50, 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı tarafından yapılan takibe karşı, davalı borçlu, icra müdürlüğüne verdiği dilekçesinde yetki itirazında bulunmuştur. Bu durumda Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre itirazın iptali davasını gören yerel mahkemenin öncelikle takip dosyasındaki icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi gerekir ( Yargıtay H.G.K. 20.3.2002 tarihli 2001/13-241 esas, 208 karar sayılı kararı gibi ). Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın olup olmaması bu incelemenin yapılmasına etkili değildir. Kaldı ki, itirazın iptali davasını tetkik görevi takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. İcra dairesinin yetkisine yapılan itirazın incelenmesi sonucunda mahkeme kendisinin de yetkili olup olmadığını belirleyecektir. Diğer yandan, itirazın iptali davasının görülebilmesi geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli takip yoksa itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından sözedilemez. O halde, mahkemece icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği gözetilerek eldeki davada öncelikle bu itiraz incelenerek sonuçlandırılmalıdır. Değinilen yön bir yana bırakılarak işin esası hakkında hükme varılması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 6.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy