(2004 S. K. m. 277, 278) (1086 S. K. m. 287, 299)
Hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar
Dava, İİK.'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davada, İİK. 278/11. maddesindeki iptal sebebine dayanılmıştır. Gerçekten, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki satış işleminde 300 milyon TL. bedel gösterilmiş ise de, bilirkişi tasarruf tarihindeki değerin 5.482.880.000 TL. olduğunu saptamıştır. Bu haliyle borçlunun kendi verdiği şeyin değerine göre akdin yapıldığı sırada ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ortadadır.
Bu şekildeki tasarruflar bağışlama niteliğinde sayıldığından tasarruf iptal edilmelidir. Olayda, dairemizin yerleşik uygulamasına göre, ödemenin gerçek değer üzerinden yapıldığı resmi nitelik taşıyan (örneğin, bankadaki para hareketini gösterir hesap ekstresi... gibi) bir belge ile kanıtlanmadığından tanık sözleri ve HUMK.'nun 299. maddesi uyarınca davacıyı bağlayıcı bir yanı bulunmayan adi yazılı belge de ispat için yeterli sayılmadığından, diğer iptal şartları da gerçekleşmiş olmakla, davanın kabulü gerekir. Mahkemece, bütün bu yönler bir yana bırakılarak delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda izah edilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 30.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy