(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı ve davalı Şeref Oral vekillerince temyiz edilmiş olmakla gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, sözleşme gereği davacı yüklenici şirket adına tescili gereken bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ve şirket adına tescili, davalı arsa sahibinin sattığı bağımsız bölümün bedelinin ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şartın tahsili; birleştirilen dava ise sözleşmenin feshi ile eksik ve kusurlu iş bedeli olarak dava konusu dairelerin arsa sahibi elinde kalması istemiyle açılmıştır.
1- Isparta 2. Noterliğinin 12.2.1988 tarih 3923 numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi taraflar dışında arsa sahibi olarak Ünal Haştemoğlu tarafından da imzalanmıştır. Sözleşmede projesine uygun 156 bağımsız bölüm ile sosyal tesislerin ( disco, havuz, çocuk bahçesi, 4 adet mağaza, gazino, çayhane gibi ) yapılmasının kararlaştırıldığı, davacı şirkete ait olacak bağımsız bölümlerin ve tapu devir aşamalarının belirlendiği, %56 şirket ve %44 arsa sahipleri paylaşım oranının esas alındığı belirlenmiştir.
Davacı şirket davalı arsa sahibi Şeref Oral'ın sözleşme gereği vermesi gereken bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının adına tescilini istemiştir. Sözleşmenin tarafı olan arsa sahibi Ünal Haştemoğlu aleyhine açılmış dava olmadığı gibi, bu kişi tarafından açılmış bir dava da bulunmamaktadır. Mahkemece Dairemizin uyulan 9.2.1999 tarihli bozma kararı uyarınca davaya dahil etme işlemleri ile yerinde üç defa keşif yapılmış, son bilirkişi raporuna göre hüküm oluşturulmuştur. Kararda HUMK'nun 388. maddesine uygun yeterli gerekçe olmadığından konunun ve uyuşmazlığın nasıl değerlendiği anlaşılamamıştır. Karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda eksik ve kusurlu işler karşılığı olarak 8.86 daire belirlenmiştir. Bu belirleme yapılırken her iki arsa sahibine düşen toplam daire sayısı olan 68 bağımsız bölüm dikkate alınmıştır. Davada sadece arsa sahibi Şeref Oral taraf olduğuna göre, buna ait daire sayısı belirlenip bu dairelerdeki ve ortak yerlerden de Şeref Oral'ın kusurlu iş karşılığı yükleniciye devredilmeyecek bağımsız bölüm sayısının bu şekilde belirlenmesi gerekir.
Ayrıca dava konusu bağımsız bölümlerden üçüncü kişilere tapuları devredilenlerin devir işlemlerinin kimin tarafından ve kimin adına yapıldığı konusu üzerinde de durulması, tarafların beyanlarının alınması ve gerekirse araştırma yapılması da zorunludur. Mahkemece son bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu halde, raporda eksik ve kusurlu işler karşılığı belirlenen ve arsa sahibinde kalması gereken daire sayısının esas alınarak, dairenin arsa sahibi adına kalacağı düşünülmeden, dairenin bu orandaki bedelinin arsa sahibi tarafından yüklenici şirkete ödenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; arsa sahiplerine ait olan bağımsız bölümlerden Şeref Oral'a ait olanların belirlenmesi, bu daire sayısı ile ortak yerlerden Şeref Oral'a düşen paya göre eksik ve kusurlu iş bedelinin ve dolayısıyla eksik ve kusurlu işler nedeniyle arsa sahibi Şeref Oral elinde kalacak bağımsız bölüm sayısının hesaplanması için 8.11.2000 tarihli son raporu veren bilirkişilerden ek rapor alınması, dava konusu bağımsız bölümlerden üçüncü kişilere devredilenlerin kimin tarafından ve kimin adına devredildiğinin araştırılıp değerlendirilmesi, Şeref Oral'ın bu devirler sırasında bazı bağımsız bölüm maliklerinden aldığı iddia olunan eksik ve kusurlu iş karşılığı bedellerin değerlendirilmesi, bu şekilde arsa sahibi Şeref Oral elinde kalması gereken ve yüklenici şirkete devri gereken bağımsız bölüm sayısının ortaya çıkarılması, sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir.
2- Davacı yüklenici şirketin açtığı davadaki cezai şart isteği ile birleştirilen davadaki arsa sahibi Şeref Oral'ın sözleşmenin feshi isteği önceki kararlarda reddedilmiş, Dairemizin bozma ilamları kapsamı dışında bırakılmakla, bu konularda ilgili taraflar lehine kazanılmış hak oluşmuştur. Bu konularda verilen red kararları daha önce onanmamış olduğundan, Mahkemece kazanılmış hak kuralı da dikkate alınarak, bu istekler hakkında da açıkça hüküm kurulması zorunludur. Belirtilen istekler konusunda son kararda açık hüküm bulunmaması da usul hükümlerine aykırı olmuştur.
3- Şirket adına tescil kararı verilirken G blok 4 numaralı bağımsız bölümün hüküm fıkrasında iki defa tekrarlanması, ayrıca son gelen tapu kayıtlarına göre G blok 3 numaralı ve G blok 6 numaralı bağımsız bölüm maliklerinin davanın tarafı olmadığı halde, bu bağımsız bölümler yönünden de, gerekirse dahili dava işlemi gerçekleştirmeden, şirket adına tescil kararı verilmesi bozma nedenidir.
4- Yargılama sırasında bazı giderlerin ( bozma ilamından sonra yapılan ilk iki keşif gideri ve bilirkişi ücreti gibi ) davalı ve birleştirilen dosyanın davacısı Şeref Oral tarafından yapıldığı halde, tüm giderlerin davacı şirket tarafından yapıldığı kabul edilerek hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıdaki hükmün ikinci ve üçüncü bentlerde yazılı nedenlerle taraflar, dördüncü bentte yazılı nedenlerle davacı şirket, beşinci bentte yazılı nedenle de davalı Şeref Oral yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy