(1086 S. K. m. 287, 288, 344)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Ali Karaçelik ile davalı vekili avukat Nedim Barkut geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ve k.davacı kooperatifin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı savunmasında 10.7.1992 tarihinden sonra işin daire başına 38 milyon lira götürü bedelle tamamlandığını, ilk işin, ek sözleşme konusu işin yapılıp tesliminden sonra düzenlenen 30.11.1993 günlü ibraname ile davacı yüklenicinin alacaklarını tahsil edip kooperatifi ibra ettiğini belirtmiştir. Davacı yüklenici söz konusu bu iki belgedeki imzaları inkar etmemiş, ibranamedeki ifadelerin sonradan yazıldığını, bu belgenin boşa imzalı olarak verildiğini ileri sürmüştür. YİBK GK.nun 24.3.1989 gün ve 1/2 sayılı kararına göre boşa imzalı olarak verilen belgelerin anlaşmanın hilafına doldurulduğunun ispat edilmesi yazılı delille mümkün olup bu konuda şahit dinlenemeyeceği kabul edilmiştir. Davacı belgenin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ispat edememiştir. Ancak bu konuda karşı tarafa bir yemin teklifine hakkı bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece davanın esasına müessir bu belgenin anlaşmaya aykırı olarak doldurulup doldurulmadığı hakkında davacının davalıya yemin teklifine hakkı bulunduğu hatırlatılıp davalının yemini eda etmesi halinde davacının 384 adet bina yapım işinden dolayı davalının borcunun kalmadığının ve yine ibranamenin imzalandığı tarihten sonra yapılan ödemelerin ek sözleşme ile yapılan işleri karşıladığının kabul edilmesi, ancak 30.11.1993 tarihli belgede ibra dışında tutulan konular hakkında ( keseceğim fatura stopajı ve yeni mukavele teminatı hariç ) taraflardan bilgi alınarak inceleme yapılıp varsa ibra dışındaki kısım açısından davanın kabul edilmesi, aksi takdirde yemin sonucunda ibranın geçerli olmadığının anlaşılması halinde tüm işin taahhütname tarihine kadar birim fiyattan, sonrasında ise götürü bedelinin saptanarak ve davacı namına maliyeye yatırılan 1.017.320.518 lira ödeme de düşülerek sonuca varılması gerekir.
Kabule göre ikinci davanın açıldığı 25.11.1999 tarihi yerine ilk dava tarihinden ve maddi hata yapılarak 5.1.1994'den itibaren faiz uygulanması ve faiz oranlarının ilk davada %64, ikinci davada %110 oranını geçmemek üzere reeskont faizi yürütülmesi yerine üst sınırı aşacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yine açılan ayrı davalar hakkında usule aykırı olarak tek bir hüküm tesis edilmesi de isabetli bulunmamış, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1. ) bentte yazılı nedenlerle davalı ve k. davacı kooperatifin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2. ) bent gereğince hükmün temyiz eden davalı ve karşı davacı kooperatif yararına BOZULMASINA, 250 milyon lira vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak kooperatife verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacıya geri verilmesine, 24.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy