(3194 S. K. m. 21, 26, 32, 42)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ise de davetiye pulu olmadığından duruşma isteği reddedilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca eksik işler bedeli ile kira geliri kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede, inşaatın temel üstü ruhsat tarihinden itibaren 24 ay içerisinde bitirilmesi kararlaştırılmıştır. Temel ruhsatı 8.7.1998 tarihinde alınmış, temel üstü ruhsatı yoktur. Sözleşmedeki inşaat süresi temel ruhsatından başlatıldığında dahi kararlaştırılan süre dolmadan 19.10.1999 tarihinde bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda temerrüd gerçekleşmeden davalı yüklenicinin kira tazminatıyla sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Öte yandan, dosyaya giren belediye encümen kararları ve ekli teknik rapora göre, inşaatın proje ve ruhsata aykırı olarak oturum alanının büyük tutulduğu ve bir kat fazla yapıldığı saptandığından, proje ve ruhsata bağlanması mümkün olmayan ilave kat yıkılmış, inşaatın projesine uygun hale getirilmesine karar verilmiştir. Kural olarak yüklenici, binayı sözleşmeye ve yasaya uygun şekilde tamamlayıp arsa sahibinin bağımsız bölümlerini teslimle yükümlüdür. Projeye aykırı kısımlar düzeltilmedikçe inşaatın tamamlandığından sözedilemez. Yasaya aykırılık nedeniyle yıkımı gereken inşaatın ekonomik değeri olmayacağından eksik işler bedeli de istenemez. Kamu düzeniyle ilgili bu hususun mahkemelerce re'sen gözetilmesi gerekir. Arsa sahibinin ise, sözleşmeye dayalı olarak geciken süreye bağlı tazminat, kaçak inşaatın kal'i talebi mevcuttur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, inşaatın yasal hale getirilip getirilemeyeceğinin incelenmesi, yasal hale getirilebilecek ise yükleniciye bu konuda süre tanınması ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde hükme varılmasından ibarettir. Bütün bu hususlar üzerinde durulmadan davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, davacıya ait dairelerden birinin başkasına satıldığı ve bu konuda açılan dava incelenmeden kira alacağının tümüyle kabulü doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy