(2004 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yanlar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı olarak yapılan işin bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüyle icra takibinin asıl alacak (2.340 milyon TL.) üzerinden devamına ve borçlu davalının asıl alacağın %40'ı tutarında (936 milyon TL.) icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı yüklenici, davacı taşeron tarafından imal edilen makinada eksiklik ve ayıplar bulunduğunu, bu sebeple asıl iş sahibi Bolvadin Belediyesi tarafından iş bedelinin geçici olarak bloke edildiğini, işin kendileri tarafından ikmalinden sonra alacaklarına kavuştuklarını savunmuş, ancak mahkemece delillendirilmediği gerekçesiyle bu savunmaya itibar edilmemiştir. Oysa dosyada mevcut ve Bolvadin Belediye Başkanlığı'nca yaptırılan 15.10.2001 tarihli tespit, davalıya gönderilen 17.10.2001 tarihli ihtar ve mahkemeye hitaben yazılan 8.7.2002 tarihli yazı içeriğinden, davalı tarafından imal edilen lastik tekerlekli kanal kazıcıda (6) kalem eksik ve ayıplı iş belirlendiği, bunların giderilmesi süresince 2,5 milyar TL. bedelli çekin bloke edildiği ve eksikliklerin davalı firma tarafından Belediye'de giderilmesinden sonra blokaj çözülerek ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemenin davalı savunmasının delillendirilmediği yolundaki görüşünde isabet yoktur.
Şu halde mahkemece işinin ehli olan yeni bir bilirkişiden -15.10.2001 tarihli tespitte belirlenen- davacı tarafından eksik ya da ayıplı olarak imal edilen ve davalı tarafça giderilen imalatın giderilme bedeli saptanarak, davacı alacağından düşülmek suretiyle, arta kalan miktar var ise takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan ve konunun uzmanı olmayan yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi, dava konusu alacağın yargılama sonucu belirlendiği, likit bir alacak olmadığı ve davalının kısmen de olsa itirazında haklı çıktığı nazara alınarak koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken, bu talebin de kabulü doğru olmamış kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy