(4721 S. K. m. 3) (2004 S. K. m. 277, 278, 282) (YHGK 08.06.2005 T. 2005/15-374 E. 2005/358 K.) (YHGK 09.02.2005 T. 2004/15-721 E. 2005/27 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, İİK.nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Takip konusu alacak 15.3.1995 ve 24.6.1998 günlü genel kredi sözleşmelerine dayalıdır. Dava konusu taşınmaz malın borçlu davalı T tarafından 22.3.1999 tarihinde diğer davalı annesi N, onun da 21.9.1999 gününde davalı E satılarak devredildiği dosya kapsamıyla sabittir. Borçlu ile 3.kişi davalı N arasındaki borcun doğumundan sonraki tasarruf İİK.nun 278/I.maddesince bağışlama hükmünde olduğundan iptale tabidir. İptal davası Yasanın 282.maddesi hükmünce iyiniyetli 3.şahsın haklarını ihlal etmez ise de, burada davalı E 'nin durumu özellik göstermektedir. Zira, bu davalı yargılamanın 15.3.2001 günlü oturumunda davalıların aynı apartmanda oturan komşusu olduğunu, bir başka bankaya borçları nedeni ile sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, iptali istenen tasarrufu da bu kefaleti yüzünden yaptığı ödemeye karşılık yaptığını beyan etmiştir. Davalı E bu beyanı karşısında diğer davalıların durumunu bildiği veya bilmesi gerektiğinin kabulü zorunludur. Çünkü, MK.nun 3.maddesi hükmünce durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. Somut olayda davalılar arasındaki tasarrufların iptali için yasanın aradığı tüm koşullar gerçekleştiğinden davanın kabulü yerine olaya ve yasaya uygun düşmeyen bazı düşüncelerle reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 30.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy