(2004 S. K. m. 277, 280, 282, 283)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı Bediha vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK.nun 282.maddesi gereğince tasarrufun iptali davaları borçlu ile doğrudan veya dolaylı olarak hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bundan başka kötüniyetli üçüncü kişiler aleyhine de iptal davası açılır.
İİK.nun 280/I.maddesinde kabul edilen kötüniyetten maksat, borçlunun durumunun satın alan kişi tarafından bilinmesi veya bu kişinin bilebilecek durumda olmasıdır.Satış, gerçek olsa dahi, satın alan kişinin kötüniyetini kanıtlama yükümlülüğü İİK.nun 280/III. maddesindeki hal hariç davacı alacaklıya aittir. Bu kapsamda davacının davalı Bediha borçlu Mehmet'in acz içerisinde olduğunu ve alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile taşınmazı gerçekten sattığını veya danışıklı olarak devrettiğini bildiğini veya bilebilecek durumda olduğunu yasal delillerle kanıtlaması zorunludur. Oysa, davacı alacaklı dosya kapsamındaki toplanan mevcut delillere göre davalı Bediha'nın kötüniyetini kanıtlamış değildir. Mahkemenin kabulünün aksine bu davalının iyiniyetli olduğuna ilişkin dosya kapsamında belgeler mevcuttur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da, davalı Bediha Işıldar hakkındaki davanın reddi yerine, kabulüne karar verilmesi yanlış olmuştur. Bu davalı hakkındaki davanın reddi gerekir. Bu durumda da, İİK.nun 283/II.md.uyarınca dava bedele dönüştüğünden, davalı Aziz tarafından davalı Bediha satıldığı tarihteki tasarrufa konu taşınmaz payının rayiç değeri araştırılarak, tespit edilecek bu miktarın davacı alacağı ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı Aziz'den tahsiline, borçlu davalı ile bu davalının yaptığı tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz eden davalı Bediha'ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı Bediha'ya geri verilmesine, 23.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy