(1086 S. K. m. 284)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, davacının payına düşen dükkan ve dairelerin tescili, davalı kooperatif tarafından çektirilen kuraların iptali, zamanında daire ve dükkanların teslim edilmemesi nedeniyle kira bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki Konya 4. Noterliğinin 14.8.1992 tarih 27983 numaralı Gayrimenkul Satış Vaadi ve Daire Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde % 50 paylaşım kabul edilmiştir. Sözleşmede yapılacak bağımsız bölüm sayısı ile bunlardan davacıya verilecek sayı belli değildir. Davacının toplam yüzölçümü 937 m2 olan iki parça taşınmazı sözleşme konusu olup, imar ile ilgili işlemlerin davalı kooperatif tarafından yapılacağı kararlaştırılmıştır. İmar uygulaması sonucunda Nişantaş Mahallesi 17462 ada 2 parsel numaralı 1325 m2'lik arsanın tevhit sonucu oluştuğu ve inşaatın bu parsel üzerine yapıldığı belirlenmiştir. Oluşan ve üzerine inşaat yapılan imar parselinde davacı dışında birçok kişinin de paylarının bulunduğu görülmektedir. Davalı kooperatif tarafından inşaat yapılmadan önce diğer arsa malikleriyle de sözleşmeler yapılmış olması gerekir. Mahkemece bu sözleşmeler getirtilip, onlarda kararlaştırılan paylaşım oranı üzerinde durulmadan, sadece davacının imar parselindeki arsa payı ve yapılan tüm bağımsız bölüm sayısı dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar oluşturulması, bağımsız bölümlerin sayısal dağılımı üzerinde durulmaması doğru olmamıştır. Yapılacak iş, belediyeden imar parselinin oluşmasına ilişkin tevhit ve işlem dosyası getirtilip, diğer arsa sahiplerinin davalı kooperatif ile yaptıkları sözleşmeler temin edilerek, birleşen tüm parsellerin yüzölçümleri, sözleşmelerdeki paylaşım oranları, yapılan bağımsız bölümlerin sayısı, arsa payları hep birlikte değerlendirilerek bilirkişilerden Yargıtay denetimine elverişli ek rapor alındıktan sonra, davacı istekleri hakkında karar vermekten ibarettir.
Bilirkişilerin sadece davacının oluşan imar parselindeki payını esas alarak düzenledikleri yetersiz rapora dayanılarak davanın eksik araştırma sonucu reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 02.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy