(818 S. K. m. 42)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkik davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici 10.6.1996 tarihli sözleşme ile davalı Belediyenin ilçe kanalizasyonuna ait kanal-baca kazısı, beton boru döşeme işçiliğinin yapımını üstlenmiş, yaptırdığı tesbite dayalı olarak iş bedelinden ödenmeyen 2.414.298.444 TL'nin tahsili için iş bu davayı açmıştır.
Davalı iş sahibi, cevap layihasında davacının sadece 64.741.533 TL. alacağı olduğunu, bu miktarın fatura karşılığı ödeneceğini beyan etmiş, fazlaya ilişkin istemin reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece yapılan imalat ve iksa bedelinden davacının bakiye 1.503.512.989 TL. alacağı olduğu kabul edilerek, davalının 2 nolu hakedişten sonra yapılan işler bedeli olarak kabulünde olan 64.741.533 TL. ile birlikte 1.568.254.522 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Dairemizin hükmüne uyulan 20.9.1999 günlü ilk ve 28.1.2002 günlü ikinci bozma ilamlarında, işin tamamında iksa veya şev imalatının yapıldığının kanıtlanamadığı, bilirkişilerin varsayıma dayalı hesaplamayla buldukları alacak tutarının hüküm altına alınamayacağı, ancak bilirkişilerce yüklenilen işte aralıklı iksa dışında iksa yapımı gerektiği saptandığından davacı alacağının BK. 42. maddesi hükmü uyarınca olayın mutad cereyanı ve alınan tedbirler değerlendirilip hakim tarafından aralıklı iksa bedelinin ödendiği gözetilip bunların dışındaki bölümler için adalete uygun şekilde takdiri ve hüküm altına alınması gereğine değinilmiştir. İkinci bozma ilamında da BK. 42. maddeye göre belirlenecek iksa bedeli ile birlikte davalı tarafın ödemeyi kabul ettiği miktar (64.741.533 TL.) da dikkate alınarak uygun bir tazminatın hüküm altına alınması gerektiği açıklanmış ve bozma ilamına uyulmuş olmakla bu kez de hakkaniyete uygun olarak BK.42. maddeye göre iksa bedeli takdir ve tayin edilmeyerek sadece davalı idarenin kabulünde olan 64.741.533. TL'nin hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın yeniden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 16.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy